Sayfalar

29 Mart 2011 Salı

Baba olmak değil, babalık yapmak zor

''Hayatta ben en çok babamı sevdim/Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk/Çarpı bacaklarıyla- ha düştü, ha düşecek.../Nasıl koşarsa ardından bir devin, babamı ben öyle sevdim'' diyor usta şair Can Yücel, bir çocuğun gelişiminde babanın ne denli önemli olduğunu adeta vurgulamak için...
Uzmanlar, sağlıklı bir çocuk gelişimi için sadece anne bakımının ve eğitiminin yeterli olmadığını ifade ederek, ''baba''nın her aşamada etkin rol alması gerektiğini vurguluyor.

Alandaki birçok hekim, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının uyarılarına rağmen, Hacettepe Üniversitesi'nin (HÜ) başkentin orta gelirli bir mahallesinde yaptığı araştırmada, babaların yüzde 70'inin çocuğunun hatasını anlaması için karşılıklı konuşma taraftarı olduğu, yüzde 30'unun ise bağırma, küfür etme, şiddet uygulama gibi davranışlara başvurduğu tespit edildi.
HÜ Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Özcebe ve Dr. Burcu Küçük Biçer'in koordinatörlüğünde, ailede babanın çocuk bakımındaki yerini ve sorumluluklarını belirlemek amacıyla Ankara'nın orta gelir düzeyinde olan bir mahallede araştırma yapıldı.
Araştırma, Ankara'da birinci basamak sağlık kuruluşuna 2-5 Şubat 2010 tarihleri arasında, mesai saatleri içerisinde herhangi bir sebeple başvuran 0-10 yaş çocuk sahibi annelere yapılan anket yöntemi ile gerçekleştirildi.
Ankette, babaların çocukların bakımı ve eğitimindeki rolü tespit edilmeye çalışıldı.
Araştırmanın verileri, 119 anneden yüz yüze anket toplanarak elde edildi. Araştırma formu, annenin sosyo-demografik bilgileri, babanın sosyo-demografik bilgileri, çocuğa ve aileye ait tanımlayıcı bilgiler ve babanın çocukla ilişkisine ait bilgiler olmak üzere 4 bölüm ve toplam 40 sorudan oluştu.
Ankete katılanların yüzde 59,6'sı erkek, yüzde 40,3'ü kız çocuklarından oluştu. Çocukların yüzde 53,7'si 1-4 yaş, yüzde 6,7' ise 1 yaşın altında. Annelerin yüzde 55,4'ü ve babaların yüzde 62,2'si lise ve lise ve üzeri eğitimli olduğu belirlendi. Araştırmaya katılan ailelerin yüzde 86,4'u çekirdek, yüzde 13,4'ü geniş aile yapısına sahip çıktı.
Babaların çalışma süreleri yüzde 68.9 oranı ile günde 9-10-12 saat arasında yoğunlaştığı ve en çok 07-17 mesai saatlerinde çalıştığı saptandı.
Araştırmaya katılan annelerin yüzde 84,6'sı çocuklarının planlı bir gebelik sonucu doğduğunu, ailelerin yüzde 79,0'unda çocuğun doğumuyla ekonomik bir sorun yaşanmadığını belirtti. Babaların yüzde 96,6'sının doğum sırasında hastanede bulunduğu ifade edildi.
Araştırma sonucu, babaların yüzde 64'ünün çocuk eğitimi ve bakımı konusunda herhangi bir kaynaktan bilgi almadığını ortaya koydu.
Araştırmaya katılan babaların yüzde 60'ını 35 yaşından küçük genç babaları oluştururken, babaların yüzde 62'si lise veya üniversite mezunu ve çocuk bakımı konusunda bilgi kaynağı olarak genellikle medyayı kullanıyor.

Masal okunmuyor

Araştırmada yer alan anne ve babaların yarısından fazlasını lise ve üstü eğitim almış olmalarına rağmen, ailelerin yüzde 40'ı gece uyumadan önce çocuklarına masal okumuyor.
Araştırma içinde yer alan babaların yüzde 70'i çocuğunun hatasını anlaması için karşılıklı konuşmayı tercih ederken, yüzde 30'u bağırma, küfür etme, şiddet uygulama gibi davranışlara başvuruyor.
Babaların yüzde 63'ü evde sigara içiyor, ancak sigarayı çocuklarının bulunmadığı ortamda içmemeye dikkat ediyor.
Çocukların babalarıyla beraber yapmaktan hoşlanabileceği paylaşımlar açısından da parka gitme oranı yüzde 50'lik oranla ilk sırada yer alıyor. Bunu yüzde 39 ile birlikte televizyonda çocuk programı seyretme oranı, yüzde 21'lik oranla oyun oynama izliyor.
Çocukların babalarıyla paylaşım oranlarının az olmasını anneler, ''babaların büyük çoğunluğunun uzun mesai saatleri içeren ve belli bir eğitim düzeyi gerektiren işlerde çalışması ve iş ortamlarının genelde stresli, yorucu olmasından iş dışındaki boş vakitlerini evde geçirmek istemeleri'' olarak açıklıyor.

''Baba olmak zor değil, ancak babalık yapmak zor''

Projenin yürütücüsü HÜ Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcebe, çocuk gelişiminde ''anne'' ne kadar önemliyse ''baba'' nın da en az o kadar önemli olduğunu söyledi.
''Baba olmak zor değil, ancak babalık yapmak zor'' diyen Özcebe, toplumların gelişmesinde ve kalkınmasında, yarınlarda büyük görevler alacak olan en önemli varlıkların çocuklar olduğunu söyledi.
Sağlıklı, başarılı, üretken ve mutlu bir geleceğin yaratılabilmesi için çocukların doğru bir şekilde yetiştirilmesi ve bakımının yapılması gerektiğine işaret eden Özcebe, ailenin toplumdaki en küçük birim olduğunu belirtti. Özcebe, anne-baba ve çocuklardan oluşan kurumun, pek çok sorumluluğu ve işlevi bulunduğunu dile getirerek, eşlerin birbirlerine olan sorumlulukları dışında en önemli görevlerinin çocuklarının anne-babasından beklentilerini karşılamak olduğunu vurguladı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

*********************

Bebek Bakımı - Bebek Beslenmesi - Bebek Sağlığı Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum -- Çocuk Eğitimi çocuk gelisimi, Çocuk Psikolojisi