Sayfalar

İzleyiciler

29 Mart 2011 Salı

Hiperaktivite doğru tanı ve tedavi ile sorun olmaktan çıkar!..

Haylaz mı yoksa hiperaktif mi?

Son dönemlerde çocuğunun hareketli olduğunu görüp, bu hıza yetişemeyen ebeveynlerin "Çocuğum hiperaktif, yapacak bir şey yok" söylemlerine sıkça rastlamak mümkün. Oysaki hiperaktivite doğru tanı ve tedavi yöntemleri uygulanmadığı takdirde çocuğun ileriki yıllardaki yaşamını olumsuz etkileyebilecek önemli bir sorundur ve dikkat gerektirir.
Memorial Hizmet Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psikolog Sevda S. Yurtseven, çocuklarda hiperaktivite ve dikkat eksikliği tedavisi hakkında bilgi verdi.

Hiperaktif çocuk çizgi filme dahi dikkatini veremez

Çocuklar sıklıkla hareketlidir, hareket özgürlüktür ve bağımsızlığını, yapabilirliğini sınamak isteyen çocuk hareket eder. Çocuğunuz sevdiği aktivitelerde, mesela çizgi film izlerken veya oyun oynarken dikkatini verebiliyorsa, yerinde durabiliyorsa sadece konsantrasyonunun diğer alanlarda da geliştirilmesine çalışılabilir. Hiperaktivite aileyi ve çevreyi rahatsız edecek boyutlarda görülüp çocuğun psikolojisini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hiperaktivite ve dikkat eksikliğine doğru yaklaşım çok önemlidir. 

3 yaştan itibaren anlaşılabiliyor

Baba olmak değil, babalık yapmak zor

''Hayatta ben en çok babamı sevdim/Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk/Çarpı bacaklarıyla- ha düştü, ha düşecek.../Nasıl koşarsa ardından bir devin, babamı ben öyle sevdim'' diyor usta şair Can Yücel, bir çocuğun gelişiminde babanın ne denli önemli olduğunu adeta vurgulamak için...
Uzmanlar, sağlıklı bir çocuk gelişimi için sadece anne bakımının ve eğitiminin yeterli olmadığını ifade ederek, ''baba''nın her aşamada etkin rol alması gerektiğini vurguluyor.

İndigo Nörolojisi

İndigo Irklarının enerji alanı “matrisi”nin çok daha fazla duyarlı ve gelişmitir. “Yüksek Duyusal Algı” ve çokboyutlu farkındalığın gelişmiş halinde doğal olarak varolmak için onların “telleri önceden çok daha fazla döşenmiş”. İndigolar bilgi ve verileri çoğu üçüncü boyut insanlarından çok farklı “işler”.

Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocuklarda Görülebilen Bulgular Nelerdir?


Çocuk Cinsel İstismarı


1- Çocuk istismarı (çocuğa kötü muamele) nedir?

Dünya Sağlık Örgütü negöre "Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir "


2- Cinsel çocuk istismarı nedir?


Çocuk odalarından gece lambası

Çocuk odalarından gece lambalarını kaldırın

Doç. Dr. Ergun Çetinkaya, büyümeyi artırıcı ve ergenliği başlatıcı özelliklere sahip olan Melatonin Hormonun çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Işığı sevmeyen, ışıkla karşılaştığında engellenen melatonin için yatak odalarımızdan, özellikle çocuklarımızın uyuduğu odalardan gece lambalarını kaldırmamız gerekiyor" dedi.
Özel Ankara Endomer Pediatrik Endokrinoloji Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ergun Çetinkaya, büyümeyi artırıcı ve ergenliği başlatıcı özelliklere sahip olan Melatonin Hormonun çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Işığı sevmeyen, ışıkla karşılaştığında engellenen melatonin için yatak odalarımızdan, özellikle çocuklarımızın uyuduğu odalardan gece lambalarını kaldırmamız gerekiyor" dedi.

Çocuğa evlat edinildiği söylenmeli

Çocuğa evlat edinildiği sosyal çalışmacının önerdiği yaş ve zamanda mutlaka söylenmelidir!

- Çocuk psikolojisi alanında yapılan çalışmalar ışığında çocukların bu durumu normal kabul ederek sorun yaşamamaları ve yaşatmamaları için evlat edinmenin açıklanacağı en uygun dönemin çocuğun henüz sosyal yaşama tam olarak açılmadığı, anne ve baba objesinin yaşamında birinci derecede önem taşıdığı okul öncesi çağ (4-6 yaş) olduğu bilinmektedir. Bu açıklamanın zamanında yapılmaması halinde çocuğun hazır olmadığı dönemde herhangi bir kaynaktan (aile dışı kişiler/belgeler vb.) gerçeği öğrenme olasılığı çok yüksek olup, başta size olan güveninin sarsılmasının yanı sıra diğer insanlarla iletişimi bozulacak ve yaşamında onarılamayacak büyük bir yara açılacaktır.

Engelli bir çocuğun annesi olmak

Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetleri Yüksekokulu'nca yapılan bir araştırma, zihinsel engelli annelerin yaşadığı sorunları ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 79'unun, engelli çocuklarıyla ilgilenirken psikolojik sıkıntıya düştüğünü ifade ettiği araştırmada, annelerin yüzde 70'i ise eşlerinin kendilerini sürekli desteklediğini belirtiyor.

Araştırma, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) denetiminde hizmet veren 132 merkezden hizmet alan toplam 2 bin 688 anneyle yüz yüze görüşme yöntemiyle yapıldı.

Katılanların yüzde 70'inin 30-49 yaş arasında bulunduğu araştırmada, annelerin yüzde 50'sinin 19-24 yaş arasında evlendiği, yüzde 71'inin eşleriyle akraba olmadığı belirlendi.

Araştırmaya göre, annelerin yüzde 15'i çocuklarının engelli oluşunda, doğum anında yaşadıkları sorunların önemli olduğunu düşünüyor. Yüzde 85'i çocuğunun engelli oluşunu doğum sonrasında fark ettiğini belirtirken, yüzde 21'i zamanında konuşamadığını fark ettiklerinde çocuklarının engelli olduğunu anladıklarını ifade ediyor.