Sayfalar

İzleyiciler

29 Mart 2011 Salı

Hiperaktivite doğru tanı ve tedavi ile sorun olmaktan çıkar!..

Haylaz mı yoksa hiperaktif mi?

Son dönemlerde çocuğunun hareketli olduğunu görüp, bu hıza yetişemeyen ebeveynlerin "Çocuğum hiperaktif, yapacak bir şey yok" söylemlerine sıkça rastlamak mümkün. Oysaki hiperaktivite doğru tanı ve tedavi yöntemleri uygulanmadığı takdirde çocuğun ileriki yıllardaki yaşamını olumsuz etkileyebilecek önemli bir sorundur ve dikkat gerektirir.
Memorial Hizmet Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psikolog Sevda S. Yurtseven, çocuklarda hiperaktivite ve dikkat eksikliği tedavisi hakkında bilgi verdi.

Hiperaktif çocuk çizgi filme dahi dikkatini veremez

Çocuklar sıklıkla hareketlidir, hareket özgürlüktür ve bağımsızlığını, yapabilirliğini sınamak isteyen çocuk hareket eder. Çocuğunuz sevdiği aktivitelerde, mesela çizgi film izlerken veya oyun oynarken dikkatini verebiliyorsa, yerinde durabiliyorsa sadece konsantrasyonunun diğer alanlarda da geliştirilmesine çalışılabilir. Hiperaktivite aileyi ve çevreyi rahatsız edecek boyutlarda görülüp çocuğun psikolojisini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hiperaktivite ve dikkat eksikliğine doğru yaklaşım çok önemlidir. 

3 yaştan itibaren anlaşılabiliyor

Baba olmak değil, babalık yapmak zor

''Hayatta ben en çok babamı sevdim/Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk/Çarpı bacaklarıyla- ha düştü, ha düşecek.../Nasıl koşarsa ardından bir devin, babamı ben öyle sevdim'' diyor usta şair Can Yücel, bir çocuğun gelişiminde babanın ne denli önemli olduğunu adeta vurgulamak için...
Uzmanlar, sağlıklı bir çocuk gelişimi için sadece anne bakımının ve eğitiminin yeterli olmadığını ifade ederek, ''baba''nın her aşamada etkin rol alması gerektiğini vurguluyor.

İndigo Nörolojisi

İndigo Irklarının enerji alanı “matrisi”nin çok daha fazla duyarlı ve gelişmitir. “Yüksek Duyusal Algı” ve çokboyutlu farkındalığın gelişmiş halinde doğal olarak varolmak için onların “telleri önceden çok daha fazla döşenmiş”. İndigolar bilgi ve verileri çoğu üçüncü boyut insanlarından çok farklı “işler”.

Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocuklarda Görülebilen Bulgular Nelerdir?


Çocuk Cinsel İstismarı


1- Çocuk istismarı (çocuğa kötü muamele) nedir?

Dünya Sağlık Örgütü negöre "Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir "


2- Cinsel çocuk istismarı nedir?


Çocuk odalarından gece lambası

Çocuk odalarından gece lambalarını kaldırın

Doç. Dr. Ergun Çetinkaya, büyümeyi artırıcı ve ergenliği başlatıcı özelliklere sahip olan Melatonin Hormonun çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Işığı sevmeyen, ışıkla karşılaştığında engellenen melatonin için yatak odalarımızdan, özellikle çocuklarımızın uyuduğu odalardan gece lambalarını kaldırmamız gerekiyor" dedi.
Özel Ankara Endomer Pediatrik Endokrinoloji Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ergun Çetinkaya, büyümeyi artırıcı ve ergenliği başlatıcı özelliklere sahip olan Melatonin Hormonun çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Işığı sevmeyen, ışıkla karşılaştığında engellenen melatonin için yatak odalarımızdan, özellikle çocuklarımızın uyuduğu odalardan gece lambalarını kaldırmamız gerekiyor" dedi.

Çocuğa evlat edinildiği söylenmeli

Çocuğa evlat edinildiği sosyal çalışmacının önerdiği yaş ve zamanda mutlaka söylenmelidir!

- Çocuk psikolojisi alanında yapılan çalışmalar ışığında çocukların bu durumu normal kabul ederek sorun yaşamamaları ve yaşatmamaları için evlat edinmenin açıklanacağı en uygun dönemin çocuğun henüz sosyal yaşama tam olarak açılmadığı, anne ve baba objesinin yaşamında birinci derecede önem taşıdığı okul öncesi çağ (4-6 yaş) olduğu bilinmektedir. Bu açıklamanın zamanında yapılmaması halinde çocuğun hazır olmadığı dönemde herhangi bir kaynaktan (aile dışı kişiler/belgeler vb.) gerçeği öğrenme olasılığı çok yüksek olup, başta size olan güveninin sarsılmasının yanı sıra diğer insanlarla iletişimi bozulacak ve yaşamında onarılamayacak büyük bir yara açılacaktır.

Engelli bir çocuğun annesi olmak

Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetleri Yüksekokulu'nca yapılan bir araştırma, zihinsel engelli annelerin yaşadığı sorunları ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 79'unun, engelli çocuklarıyla ilgilenirken psikolojik sıkıntıya düştüğünü ifade ettiği araştırmada, annelerin yüzde 70'i ise eşlerinin kendilerini sürekli desteklediğini belirtiyor.

Araştırma, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) denetiminde hizmet veren 132 merkezden hizmet alan toplam 2 bin 688 anneyle yüz yüze görüşme yöntemiyle yapıldı.

Katılanların yüzde 70'inin 30-49 yaş arasında bulunduğu araştırmada, annelerin yüzde 50'sinin 19-24 yaş arasında evlendiği, yüzde 71'inin eşleriyle akraba olmadığı belirlendi.

Araştırmaya göre, annelerin yüzde 15'i çocuklarının engelli oluşunda, doğum anında yaşadıkları sorunların önemli olduğunu düşünüyor. Yüzde 85'i çocuğunun engelli oluşunu doğum sonrasında fark ettiğini belirtirken, yüzde 21'i zamanında konuşamadığını fark ettiklerinde çocuklarının engelli olduğunu anladıklarını ifade ediyor.

Çocuğunuz altını ıslatıyorsa

Çocuğunuz altını ıslatıyorsa

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tacettin İnandı, Türkiye"de 4 yaş üstü her 100 çocuktan 10-20"sinin altını ıslattığını bildirdi.
MKÜ Halk Sağlığı Uzmanı ve Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Tacettin İnandı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuğun sosyal gelişiminin önemli bir parçası olan, ancak zamanında verilmeyen tuvalet eğitiminin, bireyin, erişkin yaşlara kadar altını ıslatma problemiyle karşılanmasına yol açtığını söyledi.

Çocuklarınıza aşırı koruyucu davranarak onlara zarar verirsiniz ..

'Çocuklarınıza aşırı koruyucu davranmayın'

Eyüboğlu Eğitim Kurumları Çamlıca Kampüsü'nde düzenlenen Rehberlik Birimi İlkbahar Veli Sempozyumu'nda 243 veliye sertifika verildi. Sempozyumda konuşan Uzman Psikolog Fatma Torun Reid, "Çocuklarımız mutlu olsunlar diye aşırı koruyucu ve kurtarıcı davranmaya çalışıyoruz. Oysaki mutluluk yan bir kazanımdır, amaç değil" dedi.
Eyüboğlu Eğitim Kurumları Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi İlkbahar Veli Sempozyumu 26 Mart Cumartesi günü Çamlıca Kampüsü’nde gerçekleştirdi. Sempozyuma; 30 yılı aşkın süredir yurtiçinde ve yurtdışında psikoterapi çalışmaları yürüten ve UNICEF’e danışmanlık yapan Fatma Torun Reid konuşmacı olarak katıldı. Birey, aile ve çiftlere yönelik klinik çalışmalar yürüten Reid, “Doğrularımız yanlışlarımızla çocuklarımız ve biz” konulu bir konuşma yaptı. “Kültürel mirasla gelen doğrularımız ve yanlışlarımız”, “anne ve baba tutumları ve etkileri”, “ebeveyn tipleri” ve “sık görülen yanlışlarımız” gibi konuları değerlendiren Reid, anne ve babaların çocuklarına karşı aşırı hoşgörülü, aşırı koruyucu ve aşırı kurtarıcı davranmalarını eleştirdi. Reid,

27 Mart 2011 Pazar

Anneler Bu Korkunç Hastalığa Dikkat edin

Kimerizm adı verilen kromozom bozukluğu annenin bebeğine karşı sevgisiz kalmasına neden oluyor...


Sorunun fazla tanınmaması nedeniyle, çocuğuna karşı sevgi duyamayan anneler bunun nedenini anlayamıyor, çocuk ise sevgisiz büyümeye mahkûm kalıyor. Bu durum hem annede hem çocukta ruhsal sorunlara yol açıyor...
TEK BEDENDE ÇİFT KİMLİK
Çukurova Üniversitesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demirhan, "aynı bedende farklı DNA'lar" ya da "Tek bedende çift kimlik" diye tanımlanan kimerizmin, kadının dünyaya getirdiği çocuğuna karşı sevgisiz kalmasına, bunun da hem çocuk hem annede ağır ruhsal sorunlara yol açtığını bildirdi. Prof. Dr. Demirhan, "kimerizm"in uluslararası araştırmalarla kanıtlanmış bir kromozom bozukluğu olmasına rağmen yeterince bilinmediğini belirtti.

23 Mart 2011 Çarşamba

Baskıcı tutumlar uygulanmayan bebeklerde, 'özerklik duygusu' gelişiyor

İnatlaşılmayan bebeklerde, 'özerklik duygusu' gelişiyor

Kendi iradesini ispatlamasına izin verilen, inatlaşma ilişkisine girilmeyen ve aşırı baskıcı tutumlar uygulanmayan çocukta ''özerklik'' duygusu ve sonucunda da kendinden ''emin olma ve irade'' gelişiyor. Çocuk karar verme ve işbirliği yapma yetisi kazanıyor.
Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısı ve Çocuk Psikiyatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemen Işık Taner, çocuk gelişiminde ''anne'' çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Bebeklikten itibaren annenin varlığının bebeğin temel gereksinimi olduğunu, anne yanında olmadığında bebeğin kaygı yaşadığını, zaman içinde annenin geri geleceğine güven duymayı öğrendiğini belirten Taner, güven duygusunun bebeğe umut etmeyi öğrettiğini anlattı. Taner, bu dönemde kendine bakım verenle güvenli bir bağ oluşturulmasının ''temel güven'' duygusunun gelişimini sağladığını söyledi.

15 Mart 2011 Salı

Yaşlara gelişim düzeyine uygun oyuncak seçimi

Oyun ve oyuncak çocuğun dünyayı, yaşamı, insanları ve kendisinin dünya içerisindeki konumunu güvenli bir ortamda keşfetmesini sağlar. Çocuğun fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişiminin en önemli kaynağı oyun ve oyuncaklardır. Çocukların işi oyun oynamaktır. Günümüzün bol seçenekli, bol reklamlı dünyasında çocuğunuzun gelişim düzeyine ve yaşına uygun, onu eğlendirirken geliştiren oyuncakları seçmekte zorlanıyorsanız, işte size pratik bir rehber. Aşağıda belli yaşlardaki önemli gelişimler ive bu gelişimleri destekleyen, çocuğun yeni becerilerini kullanması ve geliştirmesini sağlayan oyuncak önerilerini bulacaksınız.

0-6 aylık çocuklar
Gelişim özellikleri
Bebeğin bu dönem içerisinde sergileyeceği önemli gelişimlerden bazıları şunlardır:

Fiziksel
Gözlerini odaklama, yani nesneleri gözleri ile takip etme,Seslerin kaynağını tespit etme ve başını sesin geldiği yöne çevirme,El kontrolünün artması ve önce elleriyle nesnelere vurma, daha sonra da nesnelere uzanıp, tutma,Ayaklarını keşfetme ve ayaklarını ağzına götürme,Destekli olarak oturmaya başlama,Yuvarlanma, sallanma, sürünme, dönme gibi büyük kas hareketleri

Zihinsel

Bebeklerde Normal Görsel Gelişim

Mavi-gri gözlü yenidoğanlar, zamanla gözün iris tabakasında pigment birikmesi sonucu kahverengi veya yeşil göz rengine sahip olabilirler. Görme sinirinin gelişimi doğumdan hemen sonra tamamlanır. Ama net görmeyi sağlayan fovea (sarı nokta) gelişimi doğumdan sonraki aylarda da devam eder.
Bebeklerde normal görsel gelişim

Doğar doğmaz: Işık refleksi (ışık tutulunca göz bebeğinin küçülmesi)
Doğumdan sonraki günlerde: Parlak ışıkla göz kırpma refleksi
6 haftalıkken: Göz teması kurmak ve devam ettirmek
2-3 aylıkken: Parlak objelerle ilgilenmek
6 aylıkken: Çok net görebilirler!

Kulak Enfeksiyonu Geçirmişse Emzik Vermeyin

Hollanda’da yapılan bir araştırma, emzik kullanan bebeklerde orta kulak enfeksiyonu riskinin arttığını gösterdi. Uzmanlar, daha önce enfeksiyon geçirmiş bebeklere emzik verilmemesini tavsiye ediyor.




(Uzmanlar, emzik kullanan çocukların tekrar orta kulak iltihabına yakalanma riskinin en az iki kat arttığını belirtiyor)

4 yaşın altında 500 Hollandalı çocuğun incelendiği 5 yıllık araştırma, bebeklerde kulak enfeksiyonu ile emzik kullanımı arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koydu.

Çocuğunuz sağlıklı ve zeki olsun ister misiniz?

Ulusal Ceviz Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yayar Akça, çocukların sağlıklı ve zeki olması için onlara ceviz yedirilmesi önerisinde bulundu.




Ulusal Ceviz Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yayar Akça, bir programa katılmak için geldiği Bursa'da Türkiye'de ceviz üretiminin istatistiklerde yer aldığının aksine 70 bin tonla sınırlı olduğunu belirtti.
Üretiminin az olması nedeniyle yüksek fiyatının da etkisiyle ceviz tüketiminin az olduğuna dikkati çeken Akça, böylesine önemli bir ürünün ülkedeki çocukların önemli bölümü tarafından tüketilemediğini bildirdi.

9 Mart 2011 Çarşamba

Aşı Takvimi

Normal Aşı Takvimi


2. ayda BCG, Difteri, Boğmaca, Tetanos, (DBT)+Çocuk felci (OPV)
3. ayda DBT+OPV + Hepatit B (HBV)
4. ayda DBT+OPV+Hepatit B
9. ayda Kızamık +Hepatit B
16-24. ayda DBT+OPV
İlkokul 1. Sınıf DT+OPV +BCG +Kızamık
İlkokul 5. Sınıf Tetanos
Lise 1. Sınıf Tetanos
Erişkin Tetanos (yaşam boyu 10 yıl aralarla)
Gebelere ilk izlemde 1 doz, 4 hafta sonra ikinci doz tetanoz aşısı
Gebelikte Tetanos (aşılanma durumuna göre gerekiyorsa 1 doz veya 2 doz)
Aşılanma durumu kesin bilinmeyen çocuklar
7 yaştan küçük
İlk karşılaşma DBT+OPV+HBV+BCG+Kızamık (9 aylıktan büyük ise)
1 ay sonra DBT+OPV+HBV
2 ay sonra DBT+OPV
8 ay sonra DBT+OPV+HBV
4-6 yaş DBT+OPV+Kızamık+BCG
7 yaştan büyük
İlk karşılaşma Tetanoz+HBV+OPV+Kızamık
2 ay sonra HBV+OPV+Tetanoz
8 ay sonra HBV+OPV+Tetanoz


Aşılar daha çok bulaşıcı hastalıklar ortaya çıkmadan önce bu hastalıkları önlemek için yapılır. Bulaşıcı hastalığa yol açan mikroplar öldürülerek, canlılıkları azaltılarak ya da tipleri değiştirilerek aşı hazırlanır. Bu aşı uygulanan kişi hastalığı geçirmeden o hastalığa bağışıklık kazanmış olur. Hastalıkları önlemek onları tedavi etmekten her zaman daha kolay hem daha güvenlidir.

Ülkemizde bebeklik döneminde uygulanan aşılar

Kulak Enfeksiyonu Geçiren Bebeğe Emzik Vermeyin

Kulak Enfeksiyonu Geçirmişse Emzik Vermeyin

Hollanda’da yapılan bir araştırma, emzik kullanan bebeklerde orta kulak enfeksiyonu riskinin arttığını gösterdi. Uzmanlar, daha önce enfeksiyon geçirmiş bebeklere emzik verilmemesini tavsiye ediyor.




(Uzmanlar, emzik kullanan çocukların tekrar orta kulak iltihabına yakalanma riskinin en az iki kat arttığını belirtiyor)

4 yaşın altında 500 Hollandalı çocuğun incelendiği 5 yıllık araştırma, bebeklerde kulak enfeksiyonu ile emzik kullanımı arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koydu.

Araştırma sonucunda, ebeveynlerin, kulak enfeksiyonu geçirmiş bebeklerde emzik kullanmaktan sakınmaları gerektiği belirtildi. Araştırmacılar, bu yeni çalışmalarında emzik verilen bebeklerde kulak enfeksiyonlarının yeniden oluşma riskinin iki katına çıktığını tespit ettiklerini kaydetti.

Family Practice dergisinde yayımlanan araştırmayı yapanlar, doktorların, ebeveynlere bu risk konusunda tavsiyelerde bulunması gerektiğini de ifade etti.

Utrecht Tıp Merkezi Üniversitesinden araştırmacılar, daha önceki araştırmalarda emzik kullanımı ile kulak enfeksiyonları arasında bağlantı bulunduğunu, ancak sonuçların kesin olmadığını da hatırlattı. Yeni araştırmada, kulak enfeksiyonun yeniden oluşma riski, 4 yaşının altındaki 476 çocuktan emzik kullanan 216’sında tespit edildi.

Bebeğinizin Ağzından

İşte bebeğinizin ağzından kendini tanıtması ve bakımının nasıl yapılacağını size "öğretmesi"


1 HAFTALIK OLDUM:
Gözlerimi açmak istiyorum ama öyle zor geliyor ki; başımda toplanmış bana bakanlar kim acaba? Tamam yeni geldik dünyaya, daha kimseyi seçemiyoruz ama yüzüme doğru biraz daha yaklaşırsanız sizi görebilirim! Şu beni işaret eden parmağı bir yakalasam güzel güzel emicem ama henüz kollarımı kaldırmayı beceremediğim için yakalayamıyorum? Bana en yakın olanların annemle babam olduklarına karar verdim; çünkü sadece onların seslerini seçebiliyorum. Annem beni kollarına aldı. Yüzüne yakından bakmak istiyorum; bunun için başımı kaldırmam lazım. Başardım! Kısa bir süre de olsa yüzüne bakabildim! Ne kadar hoş, eee ne de olsa benim annem! Aslında uyanık kalıp birşeyler keşfetmek istiyorum ama dayanamıyorum. Ben bu dünyaya uyumak için mi geldim acaba?
Sizin aranızda geçirdiğim bu ilk haftamda sizi, etrafımı ve ilk kez karşılaştığım bu dünyayı tanımaya çalışıyorum. Annemle babama bazen çok yorucu ve karmaşık gelse de aslında bu dönemdeki ihtiyaçlarım oldukça basit, temel ihtiyaçlar; tek istediğim karnımın doyması, uyumak, bir de annemle babam tarafından korunmak ve sevilmek. Doğuştan gelen emme refleksim sayesinde annem beni beslemek istediğinde hiç zorlanmıyorum. Henüz hareket yeteneklerim tam gelişmiş değil; daha çok bütün vücudumla hareket edebiliyorum. İlk kazandığım yetenek başımı kaldırmak oldu; daha sonra el ve kollarımı, en son da bacaklarımı kullanmaya başlayacağım. Başımı herzaman desteklemeyi unutmayın lütfen!
Annemle babam doğar doğmaz Hepatit B aşımın ilk dozunu yaptırarak beni bu önemli hastalığa karşı korumaya aldılar.
Anneme ve Babama:
Aşılarım; dış dünyada sizlerin desteğinizin olamayacağı, sizin birebir beni koruyup kollayamayacağınız ve yalnız savaşmak zorunda kalacağım düşmanlara karşı benim kalkanlarım ve savunma silahlarım olacak! Onlar olmazsa o kadar korumasız ve çaresiz kalırım ki! Tek başıma savaşmak zorunda olduğum bu mücadelede beni bu koruyucu silahlarla donatarak bana verdiğiniz destek için çok teşekkür ederim. Sizi çok seviyorum.

Neden Hepatit B aşısı olmalıyım?
Bu aşı beni Hepatit B virüsünün yaptığı çok tehlikeli bir hastalıktan koruyacakmış. Bu hastalık nasıl bir şey acaba diye düşünüyordum ki doktorum anneme anlatırken duydum. Yetişkinlerde hastalık yaptığı düşünülen Hepatit B virüsünün yaptığı hastalık benim gibi minik bebeklerde de çok tehlikeliymiş çünkü daha çok küçükken bu virüsü alan bebekler, yıllarca bu virüsü kanlarında taşıdıktan sonra büyüdüklerinde siroz hatta karaciğer kanseri olabiliyorlarmış! En kötüsü de bu hastalığın tedavisi yokmuş. İşte beni bu hastalıktan korumak içinmiş Hepatit B aşısı ve Dünya Sağlık Örgütü bu aşı çok etkili ve güvenilir olduğu için tüm dünyadaki çocukların Hepatit B aşısı olmasını öneriyormuş.
Annemle babamın beni korumak için yaptırdığı bu aşı dünyadaki kanser önleyici ilk aşıymış!
Hepatit B aşısını ne zaman ve kaç doz olmalıyım?
Hepatit B aşısı üç doz olarak uygulanır. Hepatit B aşısının ilk dozunun doğumda yapılması öneriliyor ancak eğer anne ve babamın ve benimle yakından ilgilenecek kişilerin bu hastalığı taşımadıklarından kesin olarak eminseniz ilk dozu birinci ayda yaptırabiliriz. İkinci doz 1.ayda (ilk dozdan en az bir ay sonra), üçüncü doz ise 6. ayda (ikinci dozdan en az iki ay sonra) yapılmalı.
2 HAFTALIK OLDUM:
Tam iki haftadır sizinle birlikteyim.Benim için yepyeni bir dünyada sizin yanınızda güvende ve huzurluyum. Çok mutluyum ama yine de henüz burada olmaya tam alışamadım. Uyku düzenimi oturtamadım. Ne zaman uyumam ne zaman uyanmam gerektiğini bilemiyorum. Karar veremeyince de bari hep uyuyayım diyorum. Aslında bu size olduğu kadar bana da sıkıntı veriyor.Ben de sizle oyun oynamak, gülmek istiyorum ama azcık daha büyümem gerek galiba...

Şu anda en iyi görebildiğim şeyler siyah, beyaz ve kırmızı renkli olanlar. Bir de annemle babamın yüzlerini incelemeyi çok seviyorum, bu yüzden yüzüme yakın olduklarında çok seviniyorum çünkü henüz 20-30 cm uzaklığa kadar net görebiliyorum. Göz teması kurmayı çok seviyorum; annemle babam gözlerime baktığında kendimi iyi ve güvende hissediyorum.
Anneciğim ve babacığım benim sosyal gelişimimin doğumdan 3 yaşına kadar hızla ilerlediğini biliyor musunuz? Doğduğum andan itibaren etrafımdaki insanlara adapte olmaya ve karşılık vermeye çalışıyorum. İlk yılımda özellikle neler yapabileceğimi keşfetmek (objeleri tutmak, yakalamak, yürümeye çalışmak) ve sizinle ilişki kurabilmek en büyük amacım. Başkalarından da hoşlanırım ama en çok sizi tercih ederim.
Ağladığım zamanlar annemle babamın hemen endişeye kapılmasını istemiyorum çünkü çoğu zaman ağlamamın sebebi acıkmam, dış dünyadaki ani değişimlere tepki vermem, bezimin ıslanmış olması, aşırı sıcak ya da soğuk, gazımın olması gibi faktörlere bağlı rahatsızlık hissetmem ya da sadece o an kendimi yalnız hissediyor olmam gibi olağan durumlardır. Ağlamam benim kelimelerim. Ben size isteklerimi, ihtiyaçlarımı bu şekilde anlatabiliyorum Böyle zamanlarda beni rahatlatmak için beslemeniz (açlık yüzünden ağlıyorsam); kucağınıza alıp benimle konuşmanız (bu dönemde insan sesini ayırdetmeye ve diğer seslere tercih etmeye başlarım); beni sallayarak uyutmanız ( ritmik düzenli hareketler beni rahatlatır) genelde yeterli olacaktır.
Anneciğim bana kavuştuğun bu ilk haftalarda aşağıdaki sorunları yaşayabilirsin;
• Yorgunluk
• Kanlı akıntı
• Normal doğum yaptıysan perine bölgesine rahatsızlık ve ağrı
• Beni sezeryan yoluyla dünyaya getirdiysen dikiş yerinde ağrı veya uyuşukluk
• Rahim kasılmalarına bağlı karın krampları
• Aşırı mutluluk veya depresyon, ya da iki ruh hali arasında sürekli değişim gösterme
• Göğüslerde rahatsızlık veya tıkanma??
• İyi bir anne olamayacağım endişesi; yetersizlik hissi
• Aşırı terleme
• Saç dökülmesi
• Kabızlık

Bebeklerde Normal Görsel Gelişim

Bebeklerde Normal Görsel Gelişim


Mavi-gri gözlü yenidoğanlar, zamanla gözün iris tabakasında pigment birikmesi sonucu kahverengi veya yeşil göz rengine sahip olabilirler. Görme sinirinin gelişimi doğumdan hemen sonra tamamlanır. Ama net görmeyi sağlayan fovea (sarı nokta) gelişimi doğumdan sonraki aylarda da devam eder.
Bebeklerde normal görsel gelişim

Doğar doğmaz: Işık refleksi (ışık tutulunca göz bebeğinin küçülmesi)
Doğumdan sonraki günlerde: Parlak ışıkla göz kırpma refleksi
6 haftalıkken: Göz teması kurmak ve devam ettirmek
2-3 aylıkken: Parlak objelerle ilgilenmek
6 aylıkken: Çok net görebilirler!

Doğuma Hazırlık Çantası

Bir anne adayının hastane çantasında olması gerekenler aşağıda sıralanmıştır. Ancak çantanızı hazırlarken doğum yapacağınız mevsime çok önem vermeli ona göre giysi koymalısınız. Ayrıca doğum yapacağınız hastane ile görüşmeli sizin ve bebeğiniz için temin edecekleri şeyleri öğrenmelisiniz. Böylece çantanızı gereksiz, kullanmayacağınız eşyalarla doldurmuş olmazsınız.


Bebek için,


2 tane bady (Mevsime göre kısa veya uzun kollu)
2 tane tulum
2 tane çorap
2 tane ağız mendili
2 tane pijama altı
2 tane şapka ve eldiven
2 takım kıyafet (zıbın takımı, pijama takımı ,patiği,başlığı vs)
Yelek ve hırka
Battaniye
3-4 tane bebek bezi
Araba koltuğu/ana kucağı veya portbebe
Havlu
2 tane önlük
2 tane yelek
2 adet patik
Göbek bağı
Saç fırçası
Burun temizleme aspiratörü
Biberon

Anne için,

2 adet gecelik
1 adet pijama
1 adet sabahlık
Altı kaymayan terlik
2 adet çorap
3-4 adet kilot
1-2 adet atlet
2 adet emzirme sütyeni
Hırka ya da şal
Koyu renk havlu
Hijyenik ped
Göğüs pedi
Göğüs kalkanı
Göğüs ucu için krem
Göğüs pompasi
Tarak
Diş macunu-diş fırçası
Şampuan
Sabun
Toka, parfüm, makyaj malzemeleri
Kulak pamuğu
Kağıt, kalem

Genel Gerekli Malzemeler

Fotoğraf makinesi veya kamera
Telefonlar ve şarj aletleri
Yedek piller
Kolonya, ıslak mendil
Kağıt havlu
Kitap, dergi v.s.
Çikolata

Bebekler İçin Mama Tarifleri

Bebekler İçin Mama Tarifleri

İshale Karşı Tuz Şeker Eriyiği

Eczanelerde hazır olarak da satılmaktadır. Acil durumlarda evde de hazırlayabilirsiniz.

- 5 su bardağı kaynatılmış soğutulmuş su
- 2 çorba kaşığı şeker
- 1 çay kaşığı tuz
- 1 çay kaşığı yemek karbonatI

Meyve Püresi

Bebeklerde işitme kaybı

Bebeklerde işitme kaybı

Rize Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe, işiterek konuşmayı öğrenme açısından ilk 6 ayın kritik bir dönem olduğunu söyledi.
Rize Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe, ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin işitebilmesi ve konuşmayı öğrenebilmesinin, onun en temel hakkı olduğunu belirtti. İşiterek konuşmayı öğrenme açısından ilk 6 ayın kritik bir dönem olduğunu vurgulayan Tepe, bu nedenle her bebeğe doğduktan sonraki ilk 3 aylık dönemde işitme testlerinin uygulanmasını önerdiklerini ifade etti. Çocuğun işitme kaybı risk faktörlerinden birini taşıması halinde sadece tarama testlerinin yeterli olmayacağını, ayrıntılı işitme testlerinin yapılması gerektiğine işaret eden Tepe, hedeflerinin tüm yeni doğan bebeklerin hastaneden taburcu edilmeden önce işitme testinin yapılması ve işitme kaybı tespit edilen bebeklerin yaşamın ilk günlerinde tedaviye alınmasını sağlamak olduğunu söyledi.

İşitme kaybı yönünden risk faktörleri

Bebeklerde işitme kaybı yönünden bazı risk durumları olduğuna işaret eden Tepe, şunları kaydetti: ''Anne ve baba arasında akrabalık olması, ailede çocukluk çağında başlayan işitme kaybı bulunması, annenin hamileliği sırasında ilaç kullanması, bulaşıcı hastalık geçirmesi veya röntgen çektirmesi, herhangi bir kaza, çarpma ve yaralanma geçirmesi, doğum öncesi dönemde işitme kaybı yönünden risk faktörleridir. Doğum sırasındaki risk faktörleri ise bebeğin oksijensiz kalması, bir süre solunum zorluğu yaşaması, kafa veya kulak yapısında normal dışı bir durum olması, kan uyuşmazlığı bulunmasıdır. Doğum sonrası da bebeğin yüksek ateşle seyredebilen bir hastalık geçirmesi, uzun süre sarılık olması, çocuğa damar yoluyla kulağa zararı dokunabilecek bir ilaç verilmesi, yüksek şiddetli gürültüye maruz kalması veya kafa travması geçirmesi risk faktörü oluşturur.''

İşitsel gelişime uymayan çocuklar

Bebeklerin 0-3 aylıkken anne sesini tanıdığı ve sakinleştiklerini, yüksek seslere irkildiklerini belirten Tepe, şunları söyledi: ''3-6 ay arasında gürültüde uyanır çevresindeki seslerin nereden geldiğini bulmak için sesin kaynağına döner. 6-12 ay arasında 'baba' gibi sesleri algılar, adı söylenince tepki verir, çıngırak sesi gibi oyuncak seslerinden hoşlanır. 12-18 ay arasında ''baba, dada' gibi sesler çıkarır. Sevdiği oyuncakların, eşyaların adı söylenince işaretle gösterir. Uzaktan seslendiğinde bakar. Daha sonraki aylarda yavaş yavaş konuşmaya başlar. Ailelerin bu durumlara dikkat etmesi, bir sorun olması halinde sağlık merkezlerine başvurmaları önem taşımaktadır. Ailelerin, işitsel gelişime uymuyorsa çocuklarını ayrıntılı işitme testlerinden geçirmesi gerekmektedir.''

İshal Olan Bebeğe C Vitamini Önerisi

İshal olan bebeğe C vitamini önerisi

Grip belirtileriyle başlayan üst solunum yolu enfeksiyonunun, ishale dönüşmesinin bebeklerde tehlikeli sonuçlara yolaçabileceği bildirildi. Uzmanlar, ishal olan bebeğe C vitamini verilmesini ve sıvı takviyesi yapılmasını önerdi.

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Dr. Esef Karakuş, vücuttaki bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla birlikte gribal enfeksiyonlara yakalanma riskinin arttığını söyledi. Dr. Karakuş, grip belirtileriyle başlayan üst solunum yolu enfeksiyonunun ishale dönüşmesinin, bebeklerde tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dr. Esef Karakuş, şöyle devam etti:

Bebekle Seyahat - Bebeğinizle Seyahate Çıkarken

Bebekle Seyahat - Bebeğinizle Seyahate Çıkarken



Yanınıza almanız gerekenlerin listesi :
Bebek bezleri
Bez değiştirme örtüleri
Battaniyeler
Küçük çöp torbaları
Pişik kremleri
Islak mendiller
Sabunsuz temizleme jeli
Mendiller
Fazladan emzikler
Bir iki oyuncak
Kıyafetler, çoraplar, ayakkabılar
Plastik önlükler
Şapka
Bebek kaşığı, kullanıyorsa tabağı
Bebek maması, su, meyve suyu
Kullanıyorsa fazladan biberon, bardak
Sizin için atıştırmalıklar
Kullanıyorsanız süt pompası
ilk yardım seti
Kanguru
Portatif yatak
Araba koltuğu, hafif bebek arabası, şişirilebilir küvet



Annelik ve Bebek Bakımı, Bebeğin Aylık Bakımı

Evde Bebeklerin Bakımı

Bebeklerde Göbek Bakımı, Bebeğin Göbeği

Göbeğin bakımına çok dikkat etmeli, kuru kalması sağlanma*lıdır. Doğumdan sonra göbeğe bağlanan steril gazlı beze elden geldiğince dokunmamak gerekir. Zorda kalınırsa, örneğin bu bez kaka ya da idrarla kirlenirse, eski gazlı bez atılır ve yerine göbek tozlarından biri ekilir, yine steril gazlı bezle sarılır. Eğer doktoru*nuz uygun buluyorsa üzerine göbek bezi düzenli olarak sarılır. Göbek çevresinde bir kırmızılaşma görürseniz durumu süratle doktorunuza haber vermelisiniz. Göbek mikrop kapmış olabilir. Hemen tedavi edilirse önemli bir sorun çıkmaz. Önemsenmezse hem tedavisi güçleşir, hem de tehlikeli bir hastalık şeklini alabilir. Bu nedenlerle göbek, mikrop kapmaması için, kendiliğinden dü*şene kadar banyo yapılmamalıdır. Genellikle doğumdan 5-8 gün sonra göbek düşer. 8. gün hâlâ düşmemişse kaygılanmayın, ba*zen böyle geç düştüğü de olur. Ama bir an önce göbek düşsün diye çekiştirmek yoluna da başvurmayınız. Göbek düştükten son*ra da o bölgeye özen göstermeniz, temiz tutmanız gerekir. Göbek yeri normal cilt görünümü alıncaya kadar. Bu da genellikle 3-5 gün içinde tamamlanır.

Bebeklerde Uyku Düzeni, Aylık Bebek Uyku, Bebekler İçin Uyku

Yeni doğan bir bebek günün büyük bir kısmını uyuyarak ge*çirir. Yalnızca meme emerken ve altı değiştirilirken uyanan ya da uyandırılan çocuğun bu durumu doğumdan sonra 3-4 hafta kadar sürer. O kadar ki, yeni doğan bir bebeğin ilk günlerde uyku süresi 18 saat kadardır. Ancak, bu bir kural değildir. Çünkü bazı çocuk*lar uykuya düşkün olduğu halde, bazıları uykuyu daha az sever ve az uyurlar. O halde çocuk uyku saatini kendisi düzenler.

Bebeğin bazı alışkanlıklar edinmesinde kuşkusuz ki sizin de rolünüz olacaktır. Her meme ya da mamadan sonra hemen bebe*ğinizi karyolasına koyun; belki sesini çıkarmayacak, belki de yay*garayı basacaktır. Uyuyup uyumaması konusundaki kararı siz ver*meyeceksiniz ama, kucakta mı gezeceği, yoksa yatakta mı yata*cağı konusunda son karar sizindir. Çocuk ağladı diye onu hemen kucağa alırsanız daha hayatının ilk günlerinde bir şey elde etmek için ağlamak gerektiğini öğreteceksiniz ona. Eğer çocuğunuz ağ*larsa sabırla bekleyin! 10-15 dakika sonra susacak olan bebeği*niz az sonra derin bir uykuya dalacaktır. Unutmayın ki, ağlamak bile küçük için önemli bir ihtiyaçtır.

Bebeklerde Konak, Bebek Konak Oluşumu

Baş derisi üzerinde kabukların oluşmasına verilen isimdir. Bu kabuklar bademyağı, zeytinyağı ya da çocuk yağlarının sürülmesiyle gevşer. Yumuşak çocuk fırçasıyla da kolayca yerinden kal*kar. Bir defada bütün kabuklar yerinden kalkmayabilir. İki üç defa aynı işi tekrarlayabilirsiniz. Kabuklar kolay yumuşamıyor ve yerle*rinden kalkmıyorsa başı yağlı olarak, bir iki saat kadar bırakmış, sonra % 5 karbonatlı ılık suyla ıslatılmış bir bezle silmek ve daha sonra fırçalamak yerinde bir hareket olur. Konakları birer birer ko*parmaya kalkışmayın. Gereksiz yere çocuğu huzursuz yapar ve incecik derisini zedeleyebilirsiniz.

Bebeklerde Kundak, Kundak Bezi ve Yarım Kundak

Kundak Çocuk Bezi

Poplin ya da patiskadan yapılabilir. Kundak bezinin en uygun boyu 50x50 cm.dir.
Bütün bu saydıklarımızı kendiniz yapabileceğiniz gibi, hazır da alabilirsiniz.
Bu arada çocuğu giydirirken dikkat edilmesi gereken bazı noktaları da burada hatırlatmayı uygun buluyoruz.

Birçok anne-baba, çocuğun üşümemesi için özel bir çaba gösterirler. Kimisi odanın sıcaklığını yükseltirken, kimi de kat kat giydirir. Bütün bu yapılanların hiçbir yararı olmadığı gibi, tersine, çocuğun vücudunun dış sıcaklığa uyma yeteneğinin de kaybol*masına yol açar. Nitekim böyle yetiştirilen çocukların bünyeleri zayıf olur ve hastalıktan hiçbir zaman kurtulamazlar. Öte yandan fazla sıcak, bebeğin vücudunda pişiklere yol açabilir. Tersine ço*cuğu 'dayanıklı' yapacağım diye üşütmenin de hiçbir anlamı yok*tur. En doğru yol çocuğu yukarıda anlattığımız gibi normal şekilde giydirmektir. Eğer çocuğunuzun bacakları soğuk, yüzünün rengi de soluksa, giydirilenler az geliyor olabilir.
Bazı anneler çocuklarının üşüyüp üşümediklerini ellerinin sı*caklığından anlamaya çalışırlar. Bu hiçbir zaman doğru bir ölçü olamaz.

Bebek Kundak

Bebek Emzirme Saatleri, Emzirme Ne Zaman Yapılmalı

Bu konu bugün bile tartışılmaktadır. Çeşitli ülkelerden başka, aynı ülkedeki doktorların söylediği meme saatleri bile bazen deği*şik olabilir. Anneler ilke olarak önce şunu bilmelidirler: Bebeğini*zin midesi ancak iki saat sonra tam olarak boşalmaktadır. Bu du*rum radyolojik olarak kanıtlanmıştır. O halde, siz iki saatlik süre*den önce çocuğunuzu beslerseniz, yani meme verirseniz mide*deki sindirimi süt ile yeni içilen süt karışacak ve bunlar bağırsağa birlikte geçeceklerdir. Bağırsağa geçen yarı sindirilmiş süt gaz ya*pacak ve çocuk rahatsız olacaktır. «Çocuğum neden gazlı, acaba sütüm mü gaz yapıyor?» diye dertlenen, kucağında çocukla dok*tor doktor dolaşan annelerin çok büyük bir kısmı bu hatalarının cezasını çekmektedirler. O halde, sonuç olarak iki saatlik aradan önce hangi nedenle olursa olsun bebeği emzirmek doğru değil*dir. Ancak bebek zayıf ya da kuvvetsiz ise bu süre kısaltılabilir.

Çocuğun Odası, Bebeğin Odası

Bebeği doğduğu günden başlayarak bol güneş alabilen ve havalandırılması kolay, ayrı bir odada yatırmak daha uygun olur. Ancak, bu oda sizin yatak odanıza yakın olmalıdır ki, çocuğun ağ*lamasını duyabilesiniz. Olanaklar ölçüsünde çocuk odası güneye bakmalı, rutubetli ve karanlık olmamalıdır. Bu odada kullanılan eş*yalar özellikle kolay temizlenebilir cinsten seçilmelidir. Perdelerin de odayı karartmayacak renk ve şekilde olmasına dikkat edilmeli*dir. Odanın aydınlatılması için kullanacağınız lamba ise ışığı tava*na vermelidir ve çocuğun gözünü rahatsız etmemelidir. Odanın sıcaklığı günün her saatinde hemen hemen aynı olmalıdır. Isı 16-25 derece de olabilir. Şunlara özellikle dikkat edin:

• Çocuğun odasında su kaynatılmaz.
• Çamaşır yıkanmaz.
• Çamaşır kurutulmaz.

Hamilelikte Meme Bakımı, Gebelikte Göğüs Bakımı

Hamilelikte Meme Bakımı, Gebelikte Göğüs Bakımı

Meme vermeye başlamadan önce anne ellerini sabunla yıka*malıdır. Meme yaraları ve iltihaplarının en önemli nedeni, temizliğe gereği kadar özenilmemesidir. Meme başı, kaynatılmış su ya da bir bardak suyun içine bir tatlı kaşığı karbonatın atılmasıyla ha*zırlanan sıvıyla silinmeli ve ondan sonra çocuğa verilmelidir. Em*zirme işi bitince, ucu yeniden silinip üzerine doktorunuzun vere*ceği bir krem sürülerek temiz gazlı bezlerle kapatılmalıdır. Sütün birikmesiyle irileşen göğüslerin sarkmaması için özel şekilde ha*zırlanmış sutyenlerin kullanılması yararlıdır.

Çocuğunu emziren annenin giyecekleri de meme verme işini kolaylaştıracak şekilde olmalıdır. Özellikle gecelikler önden açılır şekilde seçilmelidir.

Göğüs Ucu Çatlakları, Meme Ucu Çatlağı

Anne Sütü Yetersizse, Anne Sütünün Az Olması

Anne Sütü Yetersizse, Anne Sütünün Az Olması

Bebeklerde Ek Beslenme

Tartı yolu ile anne sütünün yetersiz olduğu anlaşılırsa çocuğa ek mama verilmesi gerekecektir. Bu arada, sütü yeterli olmayan anne bazı noktalara özellikle dikkat etmelidir. Bu suretle bebek annesinin memesini tam olarak boşaltacak ve azalmış bile olsa anne sütünün gelmesini sağlayacaktır. Ek mama her memeden sonra verileceği gibi, bir öğün meme, öteki öğün yalnızca mama vermek şeklinde de yapılabilir. Bazı annelerin sütü günün belirli zamanlarında azalır. Eğer böyle bir durum varsa sütün az olduğu öğünde yalnızca ek mama verebilirsiniz. Şunu unutmayın ki, süt, bebeğiniz tarafından ne kadar çok çekilirse süt bezleriniz o ölçüde fazla çalışır ve fazla süt gelir. Sütüm az diye mamaya başlayıp da sonra yeniden meme ile beslemeye dönen anne sayısı hiç de az değildir. Ek mamaya başlamak hiçbir zaman çocuğu meme*den kesmenin başlangıcı demek değildir. Ama anne sütü, bebe*ğin toplam olarak aldığı sıvının 1/3'ünden de azsa, artık anne sü*tünü bırakmak zorunlu olabilir.

Bebeklerde Ek Besin, Ek Besinlere Geçiş

1 Aylık Bebek - Çocuğun Beslenmesi, Bebek Yemek Beslenme, Bebeklerin Beslenmesi

Çocuğun Beslenmesi, Bebek Yemek Beslenme, Bebeklerin Beslenmesi

Artık siz de anne oldunuz. Bu belki ilk çocuğunuz, belki de ikinci. Doğum sırasında çekilen sıkıntıları bebeğinizin sesini du*yunca unuttunuz. Bebeğinizin sağlık durumu da iyi. O halde sizin için şimdi en önemli sorun, bebeğinizin gerektiği gibi beslenmesi.

İşte bu bölümde sizlere bebeğinizi nasıl beslemenin daha uy*gun olduğunu, hangi mamayı nasıl vereceğinizi anlatacağız.

1 Aylık Bebek Beslenmesi, 1 Aylık Bebeğin Beslenmesi

6 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 6 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

6 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 6 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

Altıncı ayda çocuğunuz için yapacağınız çorbalara et suyu koyabilirsiniz. Böylece çocuğunuzun daha çok seveceği, değişik tatda mamalar yapma olanağını bulacaksınız. İçinde birçok ma*densel tuzlar varsa da, et suyu besin olarak pek kuvvetli değildir. Ne kadar kaynatılırsa kaynatılsın et suyu elde edilirken birçok madde ette kalır. O halde et suyunun, hiçbir zaman et, sebze pü*resi ya da çorbanın ve yumurtanın yerini tutmadığını bilmeniz ge*rekir. Altı aylık bir çocuk, ekmek kabuğunu çiğneyebilir. Yemek*lerden sonra eline vereceğiniz küçük bir ekmek parçası ile çocu*ğa hem dişlerini kaşıma olanağı verir, hem de kendi kendine ye*meye alıştırmış olursunuz.

7 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 7 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

7 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 7 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

Yedinci ayda çocuk artık ete iyice alışmıştır. Tavuk etine artık kuzu ciğeri de eklenebilir. Çocuğa her gün bu etlerden birini verir*seniz onu etten bıktırmamış olursunuz.

Bu ayda mama saatleri altıncı ayda olduğu gibidir. İlk mama artık bir kahvaltı şekline girmektedir. Çocuğa sütün yanında tere-yağ, peynir ve reçel verilebilir. Yine bu ayda çocuk diş çıkarmaya başlar. Eğer geçen aylara oranla bir iştahsızlık görürseniz hiç kay*gılanmayın. Çocuğun diş çıkarmasına bağlı olabilecek bu huzursuzluklar bugüne kadar uyguladığınız düzgün yaşayışı bozmama*lıdır.
Öte yandan, diş çıkardığı için iştahsız olan çocuğunuza bir de mama saatleri arasında yiyecek vermeye çalışmayın. Bu yanlış davranışınız, çocuğun normal saatinde yiyeceği mamasını da istememisen yol açabilir. (Su ve meyve suyu dışında).

8 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 8 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

8 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 8 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

Sekiz aylık bebeği olan bir anne sekizinci ayda da bir önceki ayda olduğu gibi davranmalıdır. Bu ayda çocuğunuza kahvaltıda çeşitli besinleri vermenizde bir sakınca yoktur. Süt, yumurta, bisküvi, peynir, reçel, tereyağ gibi. Unutmayın ki, her gün değişik bir kahvaltı çocuk için son derece çekici olabilir.


9 Aylık Bebeğin Beslenmesi, 9 Aylık Bebek Beslenme ve Bakımı

Artık çocuğunuzun rahatlıkla oturabildiği dokuzuncu aydası*nız. Eğer bebeğin yemek iskemlesi varsa ona orada yemek yedir*meye çalışın. Aynı işi çocuğu herhangi bir yere oturtarak da yapa*bilirsiniz. Kendi kendine yemek yemeye alışmasını istediğiniz ço*cuğunuzun mama iskemlesinin altına genişçe bir bez yayarsanız, onun yemek yerken yapacağı döküp saçmaları daha kolay ve sa*bırla karşılayabilirsiniz.

10 Aylık, 11 Aylık ve 12 Aylık Aylık Bebeğin Beslenmesi ve Gelişimi

10 Aylık, 11 Aylık ve 12 Aylık Aylık Bebeğin Beslenmesi ve Gelişimi

Gün geçtikçe kuvvet kazanan ve ayaklanan yavrunuzun bir yaşına girmesine pek az bir zaman kaldı. Bu ay içinde bebeğinize tavuk ve balık eti verebilirsiniz. Özellikle balık verirken tazeliğine çok dikkat etmeniz gerekir. Deniz kıyısında oturanlar bile bilme*den pekâlâ bayatlamış balık alabilirler. Eğer bu balık çocuğa yedirilirse, zehirlenme bölümünde sözünü ettiğimiz belirtiler ortaya çı*kabilir. Tazeliğinin dışında balığın kılçıksız olmasına da dikkat et*melisiniz. Ayrıca, hem tavuk, hem de balık etini iyice haşlamadan çocuğunuza asla vermeyin. Yine bu aylarda çocuğa yağsız sığır ve kuzu etlerinden hazırlanmış köfte de verilebilir.

11 Aylık ve 12 Aylık Bebek Beslenmesi, Bebek Menüsü

Bu aylarda çocuklar pürtüklü yiyeceklere alıştırıImalıdır. Yaşı*nı doldurmaya birkaç gün kalan çocuğunuza artık sebze püreleri*ni süzerek vermenize hiç gerek yok. Sebzelerin yalnızca ezilerek verilmesi daha uygundur.

Haşlanmış havuç, bisküvi, ekmek parçası gibi yiyecekleri ço*cuğun eline verip ona ısırarak yemesini bu aylarda daha ısrarlı bir şekilde öğretmelisiniz. Sabah kahvaltılarında çocuğa kızarmış ek*mek bile verebilirsiniz. Ayrıca, sizin yediklerinizden de ona yavaş yavaş vermeye başlamalısınız.

Çocuk Güvenliği Hakkında

ÇOCUK GÜVENLİĞİ

Sıcak banyo suyu bebeğinizin yanıklarına sebep olabilir. Daima suyun sıcaklığından emin olun. Bunun için dirseğiniz en uygun ısıyı size bildirecektir. Aslında küçük bir banyo termometresi sizin için en idealidir. Önce banyoya soğuk su boşaltın daha sonra sıcak su ilavesi ile arzu edilen ısıyı sağlayın.

Evinizde musluktan sıcak su kullanmıyorsanız 49 derece üzerindeki su yanıklarına sebep olacağından termostat ile bu ısıyı ayarlatabilirsiniz.
Sıcak birşey yerken veya içerken bebeğinizi kucağınıza almayın. Hatta kapaksız sıcak içececek kabı kullanmayın.
Zehirlenmeler ; Zehirleyici mamülleri bebeğinizden uzak tutun. Bunlar; ilaçlar, temizleme mahsulleri, sigaralar ve alkoldür. Doktorunuz bebeğinize ilaç vermenizi tavsiye ettiğinde etiketini ve prespektüsünü mutlaka okuyun ve her seferinde ölçerek verin.
Soluksuz Kalma ;Yastık kullanmayın. Bebeğinizin boğulmasına neden olabilir.
Bozuk para veya düğme gibi küçük objeleri bebeğinizin ulaşabileceği yerlerde bırakmayın. Daha büyük çocuklarınızı, küçük oyuncaklarını bebekten uzakta tutmaları konusunda eğitin.
Bebek elbiselerinde veya oyuncaklarında kravat veya kurdele kullanmayın. Bebeğinizi mama önlüğü takılmış durumda kesinlikle yalnız bırakmayın.
Bebeğiniz katı yiyecekleri yemeğe başladığı zaman, çok küçük parçalar halinde verin.
Emzikleri düzenli olarak kontrol edin. Emzik ucunun sapına sıkıca takılı olduğundan emin olun. Aksi takdirde emzik ucu çıkarak bebeğinizin boğulmasına neden olabilir. Emziğin plastik ucu yapış yapış olduğunda veya üzerinde çatlaklar oluştuğunda emziği değiştirin. Emziğe ip veya kurdele takmayın.

Bebek bezin değiştirmek

Bebeğinizin bezini değiştirirken dikkat edilmesi gerekenler:

• Gereken her şeyin elinizin altinda bulunmasini saglayin. (temiz bez, islak mendil, kurulama havlusu, temiz bir islak bez)
• Ellerinizi bez değiştirmeye başlamadan önce yıkayın
• Bebeğinizin altına koruyucu örtü serin ve bebeğinizi altını değiştirirken hiç yalnız bırakmayın
• Bebeğin bezini çözün, eğer dışkı varsa bu bezle temizleyin. Bebeğin ön tarafını sıcak su veya temizleme bezi ile temizleyin, tüm kıvrımlara ulaşmaya çalışın. Sonra bacaklarını kaldırın ve poposunu temizleyin; kirlenmiş bezi kaydırarak bebeğin altından alın ve temiz bezi altına koyun. Su kullanmışsanız bebeği yumuşak bir havlu ile kurulayın.
• Bezleri hijyene uygun şekilde atin. Eger kati dişki varsa bunlari tuvalete atin.

Bebek Nasıl / Ne Giydirilir?




Bebeğinizin giyimi, onun sağlığı ve rahat hareket edebilmesi açısından büyük önem taşır. Bebeği olan her anne, onun bakımı, temizliği ve sağlığı için endişelenir.

Bebeklerin rahatlığı ve sağlığı için, içinde kolayca hareket edebilecekleri pamuklu giysiler giymeleri önemlidir. Ayrıca giysilerin biçimleri de önemlidir. Bebek giysileri sabun tozuyla yıkanmalı İlk 5 ayda bebek, doğum ağırlığının 2 katına ulaşıp 15 santimetre kadar uzar. Büyüme çok hızlı olduğundan, bebeklerin hareketlerini kısıtlamayan rahat giysiler tercih edilmelidir

Büyüme hızının yüksek oluşu nedeniyle daha az sayıda giysinin alınması, bebek büyüdükçe de yerine ihtiyacı karşılayacak türde yenilerinin alınması daha ekonomik olacaktır. Bebek giysilerinin kumaşları da önemlidir. Bebeğin giysileri kolayca giyilip çıkartılabilir ve yıkanabilir olmalı, sentetik malzeme içermemelidir. Sıklıkla yüzde 100 pamuklu ve daha az sıklıkla yünlü giysiler kullanılmalıdır. Bebeğin cildini tahriş edeceği için, giysiler deterjanla yıkanmamalıdır. Bunun yerine sabun tozu kullanılmalıdır.

Bebek için gerekli giysiler

Brainy Baby - Bebek Gelişim Seti VCD

Brainy Baby - Bebek Gelişim Seti

1.Anne baba ve çocuk arasındaki etkileşim
2.Dokunma
3.Sağlıklı bir ilişki
4.Güvenli ve sağlıklı bir çevre
5. İletişim
6.Özsaygı
7.Nitelikli bakım
8.Oyun >eklenecek
9.Müzik>eklenecek
10.Okuma

>eklenecek

1.Şekiller ve renkler

Nasıl biberon verilir?

Nasıl biberon verilir?

Bazı bebekler memeden biberona geçmekte zorlanıyorlar fakat çoğu anne beşinci veya altıncı haftaya kadar biberonsuz idare edebiliyor. Bu zamandan önceki besin desteği başarılı bir emzirme olayını engelliyor ve bebeklerde meme ile yapay meme arasında bir karmaşa yaşanıyor.
Sıra geldi destek besine başlamaya karar verildikten sonra bunun ne olacağı konusuna: İnek sütü küçük bebek için uygun olmadığından besin desteği konusunda iki seçenek var: Anne sütü veya mama.
Anne sütü: Meme pompasını temin ettikten sonra annenin tek yapacağı iş sütünü toplamaktır. Bu işlem ilk başta 45 dakika sürer. Daha sonra anne alıştıkça 15 dakikada halledilebilir.
Anne sütü bebeğiniz için en faydalı besin kaynağı. Siz yanında olmasanız bile bebeğinizi bu eşsiz besinden mahrum bırakmayın. Anne sütü optimum beslenmeyi ve hastalıklara karşı direnç kazanmayı sağladığını unutmayın.
Mama: Kullanıma hazır mamalar en pahalı olmasına rağmen çabuk hazırlanır. Karıştırılması gereken formüller ise daha ekonomiktir ancak hazırlaması uzun sürer. Mama anne sütünden daha az besleyici olmasına karşın besleyici özellikler taşır. Ancak unutmayınki “Anne sütü eşsizdir”. Anne sütü veya mama ile bebeğinize destek vermeyi düşündüğünüzde bebeğinizden en az 4 saat ayrı kalacaksanız. Süt biriktirmeniz gerektiğini yoksa süt kanallarının tıkanıp süt rezervinizi azaltabileceğini aklınızdan çıkarmamalısınız. Topladığınız sütü uygun saklama koşulunda daha sonra kullanabilirsiniz.


Bebek yeterli gelişme göstermediginde biberonla beslemek:

Bazen bebek anne sütü ile yeterince gelişme gösteremediginde mama verilmesi önerisi ile karşi karşiya kalirsiniz. O zaman anne olarak kararsizliga düşmeniz normal. Bir taraftan emzirmeyi keserseniz bir daha başarili emziremeyeceginizi düşünebilirsiniz. Öte yandan da doktorunuz ona mama vermeye başlamazsaniz saglik sorunlari çikacagini söyler. Bu durumda en iyi yöntem annenin süt üretimini azaltmadan bebege mama verme teknigini uygulatmaktir. Uygulayin, göreceksiniz sonuç harika olacak!

Acil durumlar için yedek besin

Bebeğin beslenmesi için biberon kullanmayı düşünmeseniz bile yeterli miktarda anne sütünü altı biberon dolduracak kadar toplayın ve dondurun. Hastalandığınızda veya ilaç kullandığınızda bunları kullanabilirsiniz. Bebeğiniz biberona alışık değilse bile anne sütü içeren biberonu mamaya kıyasla kolay kabul edeceğine emin olun.

Bebeklerde Uyku Problemi Tedavisi



Uyku probleminin çözümüne yönelik davranışçı ve analitik yaklaşımlar arasında ne gibi farklar vardır?

Beslenme ve uyku problemlerini ele alırken bu kitapta genel ola*rak benimsenen yaklaşım analitik yaklaşımdır. Belki aranızda sözgelimi bebeklerde uyku problemleri üzerine düşürken geçmiş deneyimler, anne babanın kendi çocukluk deneyimleri üzerinde durmanın pratik anlamda çok da yararlı olmayacağını, onun yerine şimdiye, problemin kendisine odaklı düşünmenin daha yararlı olacağını düşünenleriniz olabilir. Ancak uyku problemi aile birey*lerinin birbirlerini anlamada, birbirlerine doğru tepkiler vermekte zorlandıkları zamanlarda ortaya çıkar.

Çocuklarda uyku problemi tedavisi

Bebek Emzirme Tekniği, Hamilelikte Çocuk Emzirme

Bebek Emzirme Tekniği, Hamilelikte Çocuk Emzirme

Anne çocuğunu ya yatarak ya da oturarak emzirir. Yatarak emzirme, lohusalığın ilk günlerinde yapılır. Anne biraz yana dö*ner, sırtı yastıkla düzeltilmiştir. Hangi memesini bebeğine vere*cekse o kolunu yarı açar ve yorgan ya da ufak bir yastık üzerinde yatan bebek annesinin koluna yan olarak uzatılır. Yutması kolay olsun diye çocuğun başı ve gövdesi biraz yüksek tutulur. Anne meme ucunu işaret ve orta parmakları arasında tutarak çocuğun ağzına yaklaştırır. Meme ucu hafifçe bebeğin dudaklarına değdirilir ve bir iki damla süt sıkılırsa refleks olarak, bebek hemen emme hareketleri yapmaya başlar. Burada dikkat edilecek en önemli nokta, çocuğunu emziren anne memesinin üstüne zaman zaman bastırarak sütün meme ucundan akışını kolaylaştırmasıdır.

Oturarak emzirme: Bir sandalyeye oturan annenin sırtına çok kalın olmayan bir yastık konur. Ayrıca, ayakların altına da alçak bir sandalye konması çok yararlıdır. Böylece anne için en rahat durum sağlandıktan sonra bebek, yüzü anneye bakacak şekilde yan döndürülerek kucağa alınır. Çocuğun başı yine yutmayı ko*laylaştırmak için biraz yükseltilmiş olmalıdır.

Bebek İçin Vitamin Önemi

Vitaminler vücudun az miktarda gereksinimi olan, ama onsuz yapamadığı çok değerli maddelerden biridir. Vitaminin önemi her geçen gün artmaktadır ve bilim adamları yeniden yeni vitaminler bulmaktadırlar.

Vitaminlerin hemen hepsi dışardan alınır. Beslenmede bu noktaya dikkat edilmeli ve yiyecekler olanaklar ölçüsünde ona göre seçilmelidir.
Bu seçimin doğru olabilmesi, hangi vitaminin hangi besin maddelerinde, ne miktar bulunduğunun bilinmesiyle gerçekleşir. Hangi vitamin eksikliğinde ne gibi belirtilerin ortaya çıktığı bilinirse gecikmeden tedavi yoluna gidilir.

A Vitamini

A vitamini tereyağı, yumurta, dana karaciğeri, süt ve sardalya balığında çok; hurma, kayısı, portakal, domates, marul ve ıspanakta da daha az olmak üzere vardır.

B1 Vitamini

Kuzu yüreği, kuzu ciğeri, kuzu eti, mısır, lahana, yumurta sarısı, pirinç, nohut, pırasa, nar, mercimek.

B2 Vitamini

Süt, yumurta, karaciğer, böbrek, sığır yüreği, kuru fasulye, taze fasulye, marul, kereviz, havuç, muz, mercimek ve bira mayasında.

B6 Vitamini

Daha çok kuru bezelye, bal, greyfurt, çilek, muz, koyun eti, kuzu eti, ıspanak, domates, lahana, patates, tavuk eti ve üzümde vardır.

B12 Vitamini

Karaciğer, böbrek ve sütte çok bulunur. Yetersizliğinde kansızlık ve sinir sistemi bozuklukları ortaya çıkar.

E Vitamini

Yeşil yapraklı bitkilerde bol miktarda vardır. Bu vitaminin yetersizliğinde de insanlarda bir hastalık gözükmemektedir. Kısırlıkta, erken doğan çocuklarda, damar sertliğinde kullanılmaktadır.

K Vitamini

Birçok yiyecekte bulunur. Daha önemlisi, bağırsaklarda da yapılmaktadır. Kanamayı durdurucu etkisi vardır.

C Vitamini

Ağlayan bebek kucağa alınmalı

Anne-babaların çoğu bebeklerini “alışır” korkusuyla sık sık kucağına almaz. Oysa uzmanlar, “Ağlayan bebek mutlaka kucağa alınmalı, çünkü o an travmatik bir şey yaşıyor” diyor


Bebekleri kucağa almak konusunda pek çok anne babanın kafası karışır. Buna neden olan inanış da sık sık kucağa alındığında buna alışacağı hatta şımaracağıdır. Uzmanlarsa bebeklerin özellikle ilk aylarında sebepsiz görünen ağlamalarında mutlaka kucağa alınması gerektiğini belirtiyor.
Klinilk Bebek, Çocuk ve Genç Sağlığı Merkezi’nden pedagog İnci Vural, çocuk yetiştirirken anne babaların yanılgıya düştüğü noktalara açıklık getirdi.
Bebek sık sık kucağa alınmamalı, yoksa alışır!
Çocuk ağladığı zaman gerçekten bir ihtiyacı vardır. Bu, illâ ki karnının aç olması ya da altının ıslak olması olmayabilir. Çocuk anne karnından çıktıktan sonra aslında o kadar tehdit edici bir ortamda ki buna adapte olabilmesi için desteğe ihtiyacı var. Bambaşka, uğultu dolu bir ortamdan çıkıp savunmasız bir yerde farklı bir pozisyonda yatıyor. O dönemde bebeklerin hissettikleri şey, “dağılıyorum, parçalanıyorum” gibi tehdit edici duygular. Buna anlam veremiyor.

Kucağa almak bebeği şımartır mı

KUCAĞA ALMAK BEBEĞİ ŞIMARTIR MI ?
Uzman Psikolog Sinem Olcay

Yeni anneler bebeklerini şımartıyor olduklarına dair pek çok uyarı alırlar. Başkaları bunu söylemese bile bir anne kendisi, bebeğini her ağlayışında kucağına aldığı için ya da bebeğini uyutmak için salladığı için acaba bebeğimi şımartıyor muyum diye endişe edebilir.

Oysaki ilgi ve sevgi görmesi bir bebeği kesinlikle şımartmaz. Ayrıca oluşmuş olan her davranış biçimi ya da alışkanlık bebek büyüdükçe gerekirse değiştirilebilir. Bebeklerin bağ kurmaya ihtiyacı vardır. Özellikle ilk aylarda ağlamalarına tutarlı ve sevgi dolu bir şekilde cevap almaları gerekir. Konu bebeğinize sevgi göstermek ise asla kendinizi durdurmayın. Bebeğinize her dokunuşunuz, her yatıştırma girişiminiz, her besleyişiniz, her sallamanız, her öpücüğünüz, her ilgi ve dikkat gösterişiniz ona yeni tanıştığı dünyanın sevgi dolu, besleyici, iyi bir yer olduğunu öğretir. Böyle yaparak bebeğinizin insanlarla temas kurmanın rahatlatıcı ve iyilik getiren bir durum olduğunu içselleştirmesine yardımcı olursunuz.

Bebeğimizin zeka gelişimini desteklemek için

BEBEĞİMİZİN ZEKA GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEK İÇİN NELER YAPMALIYIZ
Uzman Psikolog Sinem Olcay

Erken çocukluk dönemi boyunca zeka gelişimi temelde çocuğun farklı öğrenme deneyimleri ile karşılaşmasına bağlıdır. Bebeklere sağlanacak öğrenme deneyimi onlara farklı görüntüler, sesler, dokular, nesneler ve hareketler sunmakla ilgilidir. Bebeğinize en iyi öğrenme deneyimini onunla birebir etkileşim içinde oyun oynayarak sağlayabilirsiniz. Ancak oyun oynamayı bebeğe onlarca oyuncak sunmak olarak değerlendirmemelisiniz. Bebeğinizle oyuncaklar aracılığıyla oyun oynayacaksanız tek bir zamanda tek bir oyuncakla tanıştırmaya özen gösterin. Bebeğin kısıtlı dikkat kapasitesini göz önünde bulunduran bu yaklaşım bebeğinizin daha etkin bir öğrenme deneyimini yaşamasını sağlar.

6 Mart 2011 Pazar

Bağlanmanın Beslenme Üzerindeki Etkisi

Bağlanma deneyiminin bebeklerin beslenmesi üzerinde etkisi var mıdır?

Bağlanma teorisi, bebek ve anne-baba arasındaki ilişkidir. Bu teori*yi ilk geliştiren John Bowlby'dir. Bolwby diğer psikanalistlerden farklı olarak davranışların biyolojik temellerini de dikkate alır.

Bebek beslenmesi problemleri

Bowlby, içgüdüsel davranışların nasıl daha sonra bağlanma mode*line dönüştüğüne dikkati çeker. Bovvlby, çocuğun ayrılma karşısın*da verdiği tepkileri anlamak için anne ile bebek arasındaki bağ üze*rinde durur. Ağlama, gülümseme, anneyi bırakmama gibi içgüdüsel davranışlarla bebek, annenin ilgisini üzerine çekerek annenin ken*disine yakınlaşmasını sağlar. Özellikle ikinci yılda bebeğin hareket*lenmesi ile birlikte anneye yakınlaşmak için artan tepkileri daha bir belirginlik kazanır. Annesine yakınlaşma çabası içinde olan bebek ya da küçük çocuk reddediliş yaşarsa kaygı ve korkuları artar. Böy*le bir durumda da ya ailenin diğer bireylerine yönelip onlarla yakın*laşmaya çalışabilir ya da ilgisini tamamen objeler üzerinde yoğunlaştırabilir. Bebeğin kendisini ayrı bir kişilik olarak algılaması ve anneden ayrılabilmesi çok önemli bir adımdır. Bu deneyim ise bebeğin içindeki güvenlik duygusu ile doğru-dan ilişkilidir. Bebeğin güvenilir bir annenin varlığını sürekli bir şekilde deneyimlemesi, daha sonra anneden ayrılarak, bir şeyleri kendi başına yap*ma çabası içinde olmasına olanak sağlar.

Bazı beslenme problemi yaşayan bebeklerin temel problemi beslenseler de beslenmeseler de kilo alamamalarıdır. Eğer ortada organik bir neden yoksa bu tür bebeklerin annelerinin ya depresif bir duygu durumu içinde olmaları ya da zihinleri başka şeylerle meşgul olduğu için bebeklerine yoğunlaşamayan anneler olmaları dikkat çekicidir.

Doğumdan sonra annenin bebek için dış dünyayı temsil ettiği*ni düşünecek olursak, bebek ve annenin birbirlerine bağlanamamaları, başka bir deyişle bebeğin güven duyduğu bir anneyi içselleştirememiş olması, onun dış dünyaya kendisini kapatmasına ya*ni açılamamasına neden olur. Böylesi bir duygu durumu içinde olan bebek için ağzını 'açmayarak' beslenmeyi reddetmesi, bir ba*kıma kenisini dış dünyaya kapatmasını sembolize etmesi açısın*dan oldukça anlamlıdır.

Anne Sütü ile Beslenmenin Psikolojik Yararı

Anne sütü ile beslenmenin psikolojik açıdan bir yaran var mıdır?

Doğum bebek için adeta bir travmadır. Ester Bick'in anlamlı ben*zetmesi ile, doğumdan sonra bebek kendisini adeta uzaya, uzay kostümü giymeden gönderilmiş bir astronot gibi hisseder. Doğum*dan sonra bebeklerin sürekli olarak uyumaları bu değişime karşı gösterdikleri bir tepkidir aslında.
Yeni doğan bebeklerin sürekli sabit bir noktaya bakmaları on*ların tutunma ihtiyacından kaynaklanır. Ona bakan bir çift sıcak göz, başlarda bir objeye bakarak tutunan bebeğin gözlerini, o ob*jeden alarak kendi gözleriyle buluşturur. İşte emzirme göz göze buluşmalar için önemli bir fırsat sağlar.

Bebek Anne Sütü

Emzirme, bebek için sadece bir beslenme yöntemi değil aynı zamanda ilişki demektir. Anne sütünün bebek için pek çok fizik*sel yararının yanı sıra bebeğin duygusal gelişimi açısından da çok önemli katkıları vardır. Araştırmalar, bir haftalık bebeklerin bile kendi annelerinin sütlerinin kokusunu tanıyarak, kendi anneleri*nin sütlerini tercih ettiklerini ortaya koymaktadır. Yapılan bir araş*tırmada bebeklerin beşiklerinin bir tarafına başka bir annenin sütüne batırılmış bir parça sünger, diğer tarafına ise kendi anneleri*nin sütüne batırılmış bir sünger konulduğunda, bebeklerin yüzle*rini kendi annelerinin sütüne batırılmış olan süngere döndükleri çarpıcı bir şekilde gözlemlenmiştir.

Bebek için süt demek anne demektir, anne de yaşam demektir. Bebek annenin bütünsel kişiliği ile tanışıp ilişki kurmadan önce annenin göğsüyle tanışır. Bir başka deyişle, önce ağzı aracılığıyla annenin göğsü ile, dolayısıyla anne ile, böylece de ağzı aracılığıy*la dünya ile tanışıp ilişki kurmaya başlar. Bebeklerin özellikle ilk iki yılda ellerine geçirdikleri her şeyi önce ağızlarına götürerek ta*nımaya çalışmaları da bu yüzdendir.

Bebeklerde Anne Sütü

Emzirme, bebek için sadece fiziksel beslenme sağlamakla kal*maz, sıcaklık ve rahatlık anlamına da gelir. Anne sütü ile beslenen bebekler emzirme esnasındaki fiziksel yakınlıktan, ten ve göz temasından, annelerinin sıcaklığından büyük keyif alarak kendilerini bu ilişki içinde daha bir güvende hissederler. Biberonla beslenen bebekler ise böylesi bir fiziksel yakınlıktan mahrum kalırlar. Ağızlarında sıcak bir ten teması yerine sadece biberonun lastik ucu vardır.

Emzirme sırasında geçen zaman, bebek ve anne için çok değerli bir zamandır. Anne ve bebek arasındaki bağın daha da güçlenmesi*ne yardım eder. Eğer anne bebeğini emzirmek için özel bir yere çe*kilirse, günlük hayatın keşmekeşinden, stresinden birlikte uzaklaş*mış olurlar. Böylece baş başa huzurlu bir zaman geçirmeleri için önemli bir fırsat yaratılmış olur. Bu, dünyaya yeni gelmiş olan bebe*ğin sosyalleşmesinde attığı ilk adımdır. Ayrıca anne, emzirirken 'an*nelik hormonu' adı verilen özel bir hormonu da salgılar. Bu hormon anne ve bebeğin birlikte gevşeyip rahatlamasına yardım eder.
Dünya Sağlık Örgütü, anne sütüyle beslenen bebeklerin, anne sütüyle beslenmeyen bebeklere göre daha hızlı büyüdüklerini açık*lamıştır. Özel bazı mamalarla beslenen bebeklerin ileride obez olma riskleri de daha fazladır. Son yıllarda yapılan pek çok araştırma anne sütünün beyin gelişimini en yüksek düzeye ulaştırdığı gerçeği*ni de çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Anne Sütü ve Emzirme

Kolik Ağrılar ve Bebeğin Beslenmesi

Kolik ağrılarının bebeğin beslenmesi ile bir ilgisi var mıdır?

Halk arasında gaz sancısı olarak bilinen kolik, bebeklerde olduk*ça yaygındır. Kolik, bebeğin nedensiz olarak çok şiddetli bir şekilde ağlamasıdır. Nedeni açıklanamayan şiddetli ağlamalar genellik*le doğumdan iki hafta sonra başlayıp, gün içinde aynı saatlerde görülür. Kolik günde ortalama üç saat sürer, ikinci veya üçüncü ayda da kendiliğinden ortadan kaybolur.

Kolikte, bebeğin ağlarken vücudunun kaskatı olması, ellerini sımsıkı bir şekilde yumruk yaparak bacaklarını karnına doğru çekmesi ve bu esnada yüzünü buruşturması bebeğin ağrısı oldu*ğu izlenimini verir. Bu nedenle de koliğin genellikle mide-bağır-sak probleminden kaynaklandığına inanılır. Bebeğin emerken ha*va yutması, gazını çıkaramaması gibi nedenlerin bebekte gaz sancısına neden olduğu kolikle ilgili en yaygın inanıştır. Bu elbet*te yararlı bir akıl yürütmedir; ancak tek başına koliğin nedenini açıklamaz.

Bebeği Sütten Kesmenin Bebek Üstündeki Etkisi

İP

Bebeği anne sütünden keserek katı gıdalara geçişin bebek üzerinde psikolojik etkileri var mıdır?

Bebek için katı gıdalara geçiş çok önemli bir duygusal gelişim basamağı*dır. Bu önemli geçiş sadece bebek için değil, anne için de söz konusudur. Hat*ta bazı durumlarda annenin bu süreçte bebekten daha çok zorlandığı görül*mektedir.

Bebeği Sütten Kesme

Bebek dördüncü ve beşinci aylarda katı gıdalar ile tanıştırılır. Bebeğin birdenbire katı gıda ile beslenmeyi kabul etmesi beklen memelidir. Başlangıçta bebeğe yeni tatlar sunarak yeni beslenme alışkanlığını benimsemesi için zaman tanınmalıdır. Bebeğin bir süre daha en önemli besin kaynağı süt olacaktır.

Yapılan araştırmalar bebeklerini katı gıda ile tanıştırmakta ge*ciken anne babaların bebeklerinin ileride yemek seçtiklerini orta*ya koymaktadır. Bristol Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada bebeklere altıncı ve dokuzuncu ay arasında verilen besin çeşidinin fazla olması onların ileride yemek seçmelerini engelleyeceğini çar*pıcı bir şekilde ortaya koyar. Altıncı ve dokuzuncu aylar arasında anne babaların bebeklerini değişik lezzetlere alıştırmaları, ileride yemek seçmelerini engellemeleri için önemli bir fırsattır.

Çocuklarda Yeme Davranışı Nedir

Bebeklerde Yeme davranışlarımızı etkileyen etmenler

Günümüzde çok çeşitli gıdaların varlığı bu gıdalar üzerinde düşünmeksizin onların tüketilmesine neden olur. Bazı uz*manlar çocuklarda obezitenin artmasının nedeni olarak çok çeşitli yiyeceklerin varlığını göstermektedirler.

Belirli bir yemek düzenin olması çocukların hem sağlıklı bes*lenmenin ne olduğunu öğrenmeleri hem de ailenin diğer birey*leri ile ilişki kurarak sosyalleşmeleri bakımından önemlidir.

Çocuklar reklamların özellikle kendilerine hedef kitle olarak seçtikleri gruptur. Çocuklar hem reklamların hedefleri olma*ları bakımından hem de hazır yiyecek lokantalarının artan sayısı ve bu hazır yiyeceklerle birlikte verilen oyuncaklardan ötürü aslında ciddi bir tacizle karşı karşıyadırlar. Bu konuda çocukların en büyük koruyucuları da yine anne babalan ola*caktır.

Çocuklar anne babalarının stres gibi olumsuz duygular kar*şısında geliştirdikleri savunma mekanizmalarını taklit ederler. Eğer bir çocuk annesinin mutsuz olduğu zamanlarda ra*hatlamak amacıyla yiyeceğe yöneldiğini görerek büyüyorsa kendisi de benzer bir savunma mekanizması geliştirebilir.

Aile içi ilişkiler çocukları yakından etkileyen bir başka önemli faktördür. Depresyon, kaygı, stres gibi faktörler ye*tişkinlerin olduğu kadar çocukların beslenmeleri üzerinde de etkilidir.

Çocuklar anne babaların besinlere yükledikleri anlamlardan da etkilenerek büyürler. Bazı besinlerin sosyal ve kültürel anlamları vardır bizim için. Bizler büyürken özel bazı besin*lerin kültüre özgü anlamlarını içselleştiririz de aynı zaman*da. Sözgelimi bizim kültürümüzde dinin etkisiyle domuz eti tercih edilmeyen bir besindir.

Ailedeki Yeme Bozukluğunun Çocuktaki Etkisi

Anne ya da babada yeme bozukluğu olması çocukların beslenme alışkanlığı üzerinde etkili midir?

Muhakkak ki anne babaların nasıl beslendikleri, besinlerine daha çok sebzenin mi, hayvansal gıdaların mı, yoksa tahılların mı hâ*kim olduğu doğrudan çocuğun menusunu belirler.

Yeme Bozuklukları

Bebeğe Yemek Yedirme Yolları

Çocuklar yemek yemeyi neden reddederler?

Bebeğe Yemek Yedirme


Yemek yemeyi reddeden çocuklar bu davranışları ile bir bakıma kendi dediklerini yaptırtma çabası içindedirler. Bu çocukların ya*şamlarının başka alanlarında da inatçı bir kişilik sergiledikleri, hatta genellikle uyku problemlerinin de olduğu görülür. Ancak an*ne babalar özellikle beslenme konusunda hassas oldukları için ge*nellikle daha çok beslenme problemi üzerinde yoğunlaşırlar. Hat*ta pek çok anne çocuğunu besleyemediği düşüncesi ile suçluluk duyar. Ancak burada görünen kaygı çocuğu fiziksel olarak besle*yememek de olsa, kaygının asıl nedeni çocuğuna yetememek, ye*terince iyi bir anne olmadığını düşünmekten kaynaklanır.

Bazı durumlarda çocuğunun beslenmesi, anne için bir saplan*tıya bile dönüşmüş olabilir. Böyle durumlarda çocuk ile araların*daki ilişki daha da bozulacağından, yemek yemek çocuk tarafın*dan tam bir reddedişe dönüşebilir. Zamanla çocuk artık sadece ye*meyi değil ilişkiyi de reddeder konuma gelir.
Yemek yemeyi reddeden çocukların bebeklik deneyimlerine ba*kıldığında genellikle bu sorunlarının haşalarda da olduğu dikkati çeker. Özellikle iki yaşından sonra daha çok bağımsızlaşan çocu*ğun anne baba üzerinde kontrol sağladığı, ilişki içinde en etkin zaman yemek yemedir.

Çocukların yemek yemeyi reddetmelerinin ileride doğuracağı sonuçlar sorunun boyutuna göre değişir. Eğer bu durum birkaç ay devam ederse mutlaka konunun uzmanı bir çocuk doktoruna ön*celikli olarak gidilmelidir.

Çocuğa yemek yedirme yolları

Çocuklarda Yemek Seçme

Çocuklar neden yemek seçerler?

Çocukların da yetişkinler gibi hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler ve bunları ifade etme haklan vardır. Bir çocuk domatesi se*verken bir başkası sevmeyebilir. Çocuğa yemeyi istemediği bir be*sin konusunda ısrarcı olmak, her zaman için çocuğun o besini severek yemesini sağlamayabilir. Hatta genellikle tersi söz konusu olur. Çocuğun belli bazı besinleri yemeyi reddetmesi çocuğun ye*mek seçme sorunu olduğu anlamına gelmez.

Çocuklarda Yemek Seçme

Küçük çocukların iştahlarının azalması ya da sürekli olarak belli bir süre aynı şeyi yemek istemesi genellikle her çocuğun ya*şadığı doğal bir süreçtir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında eğer anne baba büyük tepkiler vermeyerek, sabırla bu dönemin geçme*sini beklerlerse, bir süre sonra çocuğun iştahı mutlaka yeniden açılacak, hatta geçmişte yemeyi reddettiği şeyleri yemeye bile baş*layacaktır. Anne babanın biraz da acele ederek verdiği tepkiler ço*cuğun reddettiği besine bir anlam yüklemesine ve zamanla o besi*ne karşı tepki vermesine neden olur. Elbette buradan anne baba*nın tüm kontrolü çocuğa bırakması gerektiği sonucu da çıkarılma*malıdır. Çocuğu gözlemleyerek, ısrarcı olmadan alternatiflerin var*lığı çocuğa hatırlatılmalı, çocuğun seçici tavrı pekiştirmemelidir.

Çocuklarda Uyku neden önemlidir?


Uyku, çocuklar için beslenmeden ya da onların güvenliğinden da*ha az önemli değildir. Uykunun, bebeğin/çocuğun sağlıklı bir şekil*de büyüyüp gelişebilmesi konusundaki büyük önemini anlayabil*mek için, bebek/çocuk yeterince uyumadığında ve/veya uykuları yeterince kaliteli olmadığında sonuçlarına bakmak gerekir. Bebek*lerin/çocukların uyaranlara karşı alıcı ya da kapalı, rahat ya da ger*gin olmalarında ve bu durumun onların sosyalleşmesi ve öğrenme yetenekleri üzerinde uykunun belirleyici rolünü düşünmek gerekir. Uyku, zihnin uyanık ve rahat olabilmesi için en önemli besin kaynağıdır. Uyku sırasında beyin bir cep telefonu gibi kendisini uyku ile yeniden şarj eder. Nasıl ağırlık kaldırmak kasları çalıştırıp güçlendirirse uyku da beyin gücünü, dikkati, zihin açıklığını, fi*ziksel ve ruhsal rahatlığı arttırır. Kişinin potansiyelini en iyi şekil*de kullanmasını sağlar.

Sağlıklı bir uykunun özellikleri ve çocuklarda uyku problemi

Su kaybı bebeği huzursuz ediyor

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, bebeklerde su kaybının huzursuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama, aşırı durumlarda ise şoka neden olabildiğini söyledi.
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, yaptığı açıklamada, özellikle yaz dönemlerinde terlemeyle birlikte bebeklerin ve çocukların su kaybettiğini belirtti. Çocukların bu durumda ebeveynlerinden susadıklarını söyleyerek su isteyebildiklerini kaydeden Kılınç, ancak bebeklerin kendilerini ifade edemediklerini vurguladı.
Ebeveynlerin bu gerçeği göz ardı etmemelerini isteyen Kılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bebeklerde su kaybı huzursuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama ve aşırı durumlarda ise şoka neden olabilir. Huzursuzlukla başlayan belirtiler bebeğin su dengesinin korunmaması halinde yemek yememeyi ve sürekli ağlamayı beraberinde getirir. Sonrasında ise bebek sürekli uyuma eğilimindedir. Aşırı su kaybı yaşayan bebek ise bu durumun sonucu olarak şoka girebilir.''
Kılınç, özellikle aşırı sıcak günlerde bebeklere mutlaka sık aralıklarla su verilmesi gerektiğini, bunun bebeğin su kaybının önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Sıcak çarpması ve burun kanaması


Kılınç, dışarıda hava kaç derece olursa olsun vücut iç sıcaklığının 36.5-37 derece olduğuna dikkati çekti. Aşırı sıcakta güneş altında uzun süre kalındığında terleme metabolizmasının bozulduğunu ve vücut iç ısısının arttığını belirten Kılınç, şunları anlattı:
''İç ısı yükselip terleme metabolizması bozulunca ani iç ısı yükselmesiyle çocuk şoka girebiliyor. Yüz kızarması, bayılma, çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Sürekli dışarıda oynamak isteyen çocukları evde tutmak aileler için bir hayli güçtür, ancak çok sıcak havalarda çocukların sabah saatlerinde saat 10.00'a kadar, akşam ise saat 17.00'den sonra dışarı çıkarılması uygundur. Sıcak çarpması yaşayan çocuk serin bir yere götürülmeli. Su içmesi sağlanmalı, ılık bir duş yaptırılmalı. Eğer çocuğun bilinci kapalıysa sağlık ekibi çağrılmalı.''

Baby Einstein Bach Vivaldi Beethoven Müzik Koleksiyonu

Baby Einstein Bach Vivaldi Beethoven Müzik Koleksiyonu


Image




Baby Einstein Bach Vivaldi Beethoven Müzik Koleksiyonu
Çok anne ve yeni doğan bebekler ve çocuklar için müzik önerilir.



• Bebek Bach
• Bebek Beethoven
• Bebek Mozart
• Bebek Vivaldi
• Baby Einstein Sanat Time Classics
• Baby Einstein Lullaby Classics
• Baby Einstein Orkestrası ile tanışın

Your Baby Can Read DVD Completed

Can Your Baby ile çocuğunuzun öğrenme yeteneğini geliştirmek için! Erken Geliştirme Sistemi Dili

Your Baby Can Read DVD Completed
English | ISO | DVD | PDF | 720x480 | 30fps | 16:9 | 7500Kbps | Mp3 192kbps 48000Hz | 10.37Gb
Genre: E-learning


What Makes Your Baby Can Read!® So Special?A baby's brain thrives on stimulation and develops at a phenomenal pace...nearly 90% during the first five years of life! The best and easiest time to learn a language is during the infant and toddler years...when the brain is creating thousands of synapses, or connections, allowing a child to learn both the written word and spoken word simultaneously.Seize this small window of opportunity to enhance your child's learning ability with the Your Baby Can Read! Early Language Development System.

4 Mart 2011 Cuma

Brainy Baby - Bebek Gelişim Seti VCD

Brainy Baby - Bebek Gelişim Seti

1.Anne baba ve çocuk arasındaki etkileşim
2.Dokunma
3.Sağlıklı bir ilişki
4.Güvenli ve sağlıklı bir çevre
5. İletişim
6.Özsaygı
7.Nitelikli bakım
8.Oyun >eklenecek
9.Müzik>eklenecek
10.Okuma

>eklenecek

1.Şekiller ve renkler


http://rapidshare.com/files/11226943...ebek.part1.rar
http://rapidshare.com/files/11241779...ebek.part2.rar
http://rapidshare.com/files/11256935...ebek.part3.rar
http://rapidshare.com/files/11247644...ebek.part4.rar
http://rapidshare.com/files/11248585...ebek.part5.rar

Yanlış Yıkanan Bebek Kıyafetleri, Alerji Sebebi

Bebek kıyafetleri nasıl yıkanır

Uygunsuz deterjan kullanımı, bebeklerin cildinde kaşıntı, kızarıklık ve beneklenme gibi yan etkiler oluşturuyor. Yanlış deterjanla yıkanmış giysilerin giyilmesi bebek cildinde kontakt dermatit denen alerjik cilt reaksiyonunun önünü açıyor.

Pediatri Uzmanı Dr. Ayla Kamburoğlu Gökse, hassas olan bebek cildinin korunması gerektiğini belirtiyor. Bunun nedenini 'bebek cildinin dış etkenlere karşı koruyucu tabakasının tam olarak oluşmaması' olarak açıklayan Gökse, bebeğin hassas ten özellikleri ve bebek cildinin pH değeri göz önüne alınarak özel hazırlanmış deterjanların kullanılmasını tavsiye ediyor.
Bunun yanında

Anne sütü, sabah akşam farklı etki yapıyor

Extremadura Üniversitesi (İspanya) bilim insanları son araştırmalarına dayanarak, gündüz pompalanan anne sütünün, bebeklere yine gündüz verilmesini öneriyorlar.




Çünkü gündüz üretilen sütün bileşimi gece üretilenden farklı deniyor Nutritional Neuroscience dergisinde. Gece sütü mesela uyumayı kolaylaştıran maddeler içerirken, gündüz sütü uyarıcı içerikler içermekte.


Çocuğun Tuzlaması, Çocuk Kundaklama

Çocuğa Kundak Yapılması, Çocuğun Tuzlanması

Kundağın çocuğa faydalı olduğu tıbben ispatlanmamıştır. Bazı hekimler, çocuğun gelişmesini engellediği*ni ileri sürerek şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Bizim dediğimiz şudur; kundak, yaz aylannda isilik ve pişik yaparak çocuğu rahatsız etmektedir. Kışın ise aksine çocuğu so*ğuktan korumaktadır. Tabi, çok sıkı olmamak şartıyla. Bu yüzden kış aylarında ve çocuğu dışarı çıkardığınızda so*ğuk için yapabilirsiniz. Yazın ise faydası olmadığı gibi bebeği rahatsız bile eder.

Bebeğinizle iletişim

Bebeğinizle iletişimde mucize yöntem

Uzmanlara göre anne ve babaların henüz konuşamayan bebeklerinin derdini anlayıp ağlama krizlerini önlemeleri hayal değil.
Eğitim ve dil gelişimi alanlarında ABD ve Japonya'da öğrenim gören ve araştırmalar yürüten Yasemin Yusufoff'un kaleme aldığı ''Bebek İşaret Dili'' kitabında, ailelere minik yavrularıyla işaret dilini kullanarak daha kolay iletişim kurmaları için yol gösterici öneriler yer alıyor. Bebek işaret dilini ABD'de yıllardır anne ve babaların kullandığını, bunun uzmanlar tarafından ''bebek bezinden sonraki en önemli buluş'' olarak nitelendirildiğini belirten Yusufoff, ''Bebek işaret dili, bebekler akıcı konuşmaya başlamadan önce kendilerini ifade etmelerini sağlayan çok önemli bir araçtır. Bebeklere bu işaretleri öğretmek, baş baş yapmayı ya da öpücük göndermeyi öğretmek kadar kolay'' dedi.
Bebek işaret dilinin konuşma dönemi öncesinde bebekle iletişim kurmanın basit ve doğal bir yolu olduğunu, bunun dil gelişiminin bir uzantısı olduğunu anlatan Yusufoff, işaret dilini kullanmanın, bebekler için emeklemek kadar doğal olduğunu söyledi.

Yeni Doğan Bebek Davranışları

Yenidoğanda bazı refleks ve içgüdüsel davranışlar vardır. Hiçbir yaşam deneyimi ve bilgisi olmayan yenidoğanın çevresiyle uyumunu sağlar: - Çene titremesi,
- Alt dudağın içine dönmesi,
- Hıçkırık,
- Düzensiz solunum,
- Öksürme, hapşırma,
- Esneme,
- Sesli uyuma,
- İrkilmeler,
- Ağlarken el ve kollarının titremesi,
- Ağlama, sıcaktan soğuğa ani geçişlerde ve beslenirken bebeklerde morarma olur.

Bebeğin Çok Uyuması

Bebek yeni doğduğu dönemde beslenme süreleri dışında sürekli uyursa bu normaldir. Uykusu hafiftir. Uyurken yüzünde ve vücudunda sık olarak kendiliğinden olan hareketler gözlenir. Büyüdükçe uyanık kaldığı zamanlar uzar. Her bebeğin yapısı farklıdır. Bazı bebekler fazla, bazıları ise daha az uyurlar.