Sayfalar

İzleyiciler

bebeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2017 Cuma

Kolik olan bebeği sakinleştirme yolları


kolik bebekHer anne ve babanın tek hayalidir bebek sahibi olmak ve 9 ay boyunca gelecek olan bebeklerinin hayalini kurarlar.
Her anne ve baba hayalini kurdukları bebeklerinin kişiliği nasıl olacak kime benzeyecek diye merak ederler ve genellikle bebeklerini sevecen, gülücükler saçan ve en önemlisi sakin bebekler olarak hayal ederler.
Bazı bebekler doğdukları andan itibaren huzursuz ve sürekli ağlama refleksleri göstermektedirler.
Buna tıp dilinde kolik denmektedir. Kolik olan bebeği sakinleştirme yolları arayışına giren anne ve baba ilk olarak doktorlara başvurmaktadır.
Her bebek ilk olarak anne karnında başlar algılamaya…
Dolayısı ile birlikte anne karnında sakin bir hayatta yaşayan annelerin bebekleri de sakin olur.
Fakat bebek anne karnındayken anne sakin bir hayata sahip değilse bebek doğduğunda genellikle huzursuz ve sürekli ağlama refleksi gösteriyor.

9 Mart 2011 Çarşamba

Ağlayan bebek kucağa alınmalı

Anne-babaların çoğu bebeklerini “alışır” korkusuyla sık sık kucağına almaz. Oysa uzmanlar, “Ağlayan bebek mutlaka kucağa alınmalı, çünkü o an travmatik bir şey yaşıyor” diyor


Bebekleri kucağa almak konusunda pek çok anne babanın kafası karışır. Buna neden olan inanış da sık sık kucağa alındığında buna alışacağı hatta şımaracağıdır. Uzmanlarsa bebeklerin özellikle ilk aylarında sebepsiz görünen ağlamalarında mutlaka kucağa alınması gerektiğini belirtiyor.
Klinilk Bebek, Çocuk ve Genç Sağlığı Merkezi’nden pedagog İnci Vural, çocuk yetiştirirken anne babaların yanılgıya düştüğü noktalara açıklık getirdi.
Bebek sık sık kucağa alınmamalı, yoksa alışır!
Çocuk ağladığı zaman gerçekten bir ihtiyacı vardır. Bu, illâ ki karnının aç olması ya da altının ıslak olması olmayabilir. Çocuk anne karnından çıktıktan sonra aslında o kadar tehdit edici bir ortamda ki buna adapte olabilmesi için desteğe ihtiyacı var. Bambaşka, uğultu dolu bir ortamdan çıkıp savunmasız bir yerde farklı bir pozisyonda yatıyor. O dönemde bebeklerin hissettikleri şey, “dağılıyorum, parçalanıyorum” gibi tehdit edici duygular. Buna anlam veremiyor.

Kucağa almak bebeği şımartır mı

KUCAĞA ALMAK BEBEĞİ ŞIMARTIR MI ?
Uzman Psikolog Sinem Olcay

Yeni anneler bebeklerini şımartıyor olduklarına dair pek çok uyarı alırlar. Başkaları bunu söylemese bile bir anne kendisi, bebeğini her ağlayışında kucağına aldığı için ya da bebeğini uyutmak için salladığı için acaba bebeğimi şımartıyor muyum diye endişe edebilir.

Oysaki ilgi ve sevgi görmesi bir bebeği kesinlikle şımartmaz. Ayrıca oluşmuş olan her davranış biçimi ya da alışkanlık bebek büyüdükçe gerekirse değiştirilebilir. Bebeklerin bağ kurmaya ihtiyacı vardır. Özellikle ilk aylarda ağlamalarına tutarlı ve sevgi dolu bir şekilde cevap almaları gerekir. Konu bebeğinize sevgi göstermek ise asla kendinizi durdurmayın. Bebeğinize her dokunuşunuz, her yatıştırma girişiminiz, her besleyişiniz, her sallamanız, her öpücüğünüz, her ilgi ve dikkat gösterişiniz ona yeni tanıştığı dünyanın sevgi dolu, besleyici, iyi bir yer olduğunu öğretir. Böyle yaparak bebeğinizin insanlarla temas kurmanın rahatlatıcı ve iyilik getiren bir durum olduğunu içselleştirmesine yardımcı olursunuz.

6 Mart 2011 Pazar

Su kaybı bebeği huzursuz ediyor

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, bebeklerde su kaybının huzursuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama, aşırı durumlarda ise şoka neden olabildiğini söyledi.
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, yaptığı açıklamada, özellikle yaz dönemlerinde terlemeyle birlikte bebeklerin ve çocukların su kaybettiğini belirtti. Çocukların bu durumda ebeveynlerinden susadıklarını söyleyerek su isteyebildiklerini kaydeden Kılınç, ancak bebeklerin kendilerini ifade edemediklerini vurguladı.
Ebeveynlerin bu gerçeği göz ardı etmemelerini isteyen Kılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bebeklerde su kaybı huzursuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama ve aşırı durumlarda ise şoka neden olabilir. Huzursuzlukla başlayan belirtiler bebeğin su dengesinin korunmaması halinde yemek yememeyi ve sürekli ağlamayı beraberinde getirir. Sonrasında ise bebek sürekli uyuma eğilimindedir. Aşırı su kaybı yaşayan bebek ise bu durumun sonucu olarak şoka girebilir.''
Kılınç, özellikle aşırı sıcak günlerde bebeklere mutlaka sık aralıklarla su verilmesi gerektiğini, bunun bebeğin su kaybının önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Sıcak çarpması ve burun kanaması


Kılınç, dışarıda hava kaç derece olursa olsun vücut iç sıcaklığının 36.5-37 derece olduğuna dikkati çekti. Aşırı sıcakta güneş altında uzun süre kalındığında terleme metabolizmasının bozulduğunu ve vücut iç ısısının arttığını belirten Kılınç, şunları anlattı:
''İç ısı yükselip terleme metabolizması bozulunca ani iç ısı yükselmesiyle çocuk şoka girebiliyor. Yüz kızarması, bayılma, çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Sürekli dışarıda oynamak isteyen çocukları evde tutmak aileler için bir hayli güçtür, ancak çok sıcak havalarda çocukların sabah saatlerinde saat 10.00'a kadar, akşam ise saat 17.00'den sonra dışarı çıkarılması uygundur. Sıcak çarpması yaşayan çocuk serin bir yere götürülmeli. Su içmesi sağlanmalı, ılık bir duş yaptırılmalı. Eğer çocuğun bilinci kapalıysa sağlık ekibi çağrılmalı.''

20 Şubat 2011 Pazar

Bebeklerde Su Kaybı

Su kaybı bebeği huzursuz ediyor

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, bebeklerde su kaybının huzursuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama, aşırı durumlarda ise şoka neden olabildiğini söyledi.
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, yaptığı açıklamada, özellikle yaz dönemlerinde terlemeyle birlikte bebeklerin ve çocukların su kaybettiğini belirtti. Çocukların bu durumda ebeveynlerinden susadıklarını söyleyerek su isteyebildiklerini kaydeden Kılınç, ancak bebeklerin kendilerini ifade edemediklerini vurguladı.
Ebeveynlerin bu gerçeği göz ardı etmemelerini isteyen Kılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bebeklerde su kaybı huzursuzluk, iştahsızlık, sürekli ağlama ve aşırı durumlarda ise şoka neden olabilir. Huzursuzlukla başlayan belirtiler bebeğin su dengesinin korunmaması halinde yemek yememeyi ve sürekli ağlamayı beraberinde getirir. Sonrasında ise bebek sürekli uyuma eğilimindedir. Aşırı su kaybı yaşayan bebek ise bu durumun sonucu olarak şoka girebilir.''
Kılınç, özellikle aşırı sıcak günlerde bebeklere mutlaka sık aralıklarla su verilmesi gerektiğini, bunun bebeğin su kaybının önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Sıcak çarpması ve burun kanaması