Hamileliğin 3. ve 6. ayları arasında anne karnında şekillenmeye başlayan dişler, doğum sonrası genellikle 7. aydan itibaren alt ön kesici dişlerin belirmesiyle ağızda yerlerini almaya başlarlar. Diş çıkarmanın kalıtsal faktörlere de bağlı olduğunu söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Erkul “Anne ve babanın ilk diş çıkarma süreçleri de bebeklerin diş çıkarma döneminde göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm dişlerin tamamlanması ise bebeğin 6 ile 30 aylık dönemi arasında belirli periyodlarla diş çıkarması ile tamamlanır” diyor.
Bebeklerde diş çıkarma belirtileri nelerdir?
Bebeklerde diş çıkarma döneminin başlaması, diş etinin açılmasından 3 ay önce başlar. Bu süreçte bebeklerde salya artışı, hafif ateş, ağlama-huzursuzluk, ağız çevresinde hafif döküntü, ellerini ısırması, uyku düzensizliği, iştahsızlık gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler görülmeye başladığında anne babalar özellikle bazı belirtilerde dikkatli olmalıdırlar. İlk görülen belirti ise genellikle salya artışıdır. Diş çıkarma dönemi bebeklerde çene ve ağız çevresinde kızarıklık ve döküntüye yol açabilir. Bu dönemde bebeğin yüzü temiz ve yumuşak bir bezle silinerek uygun bir nemlendiricili kremle desteklenebilir.
Ateşe dikkat!
Diş çıkarma döneminde 37 derece civarında hafif bir ateş normal kabul edilir. Daha yüksek görülen ateşlenmelerde bebeğin diş çıkarma sürecinde bağışıklığının azalmasından kaynaklı viral bir enfeksiyon olabileceği unutulmamalıdır. Bu durumda çocuk doktoruyla mutlaka konuşulmalı ve uygun tedavi başlanmalıdır.
Bu dönemde bebekler nasıl beslenmelidir?
Diş çıkardığı dönemde bebeğinizin dişetleri çok hassaslaşır, besinleri, bir şeyler yemeyi bile reddedebilir hatta kilo alımı bile yavaşlayabilir. Besinleri reddeden bebeğinize sadece anne sütü ve mama takviyesi yetecektir. Bu durumda telaşlanmamalı ve bebek yemek yemesi için zorlanmamalıdır. İştahsızlık yaşayan bebeğinize soğuk meyve püreleri ve su vererek hem ağrısını hafifletmiş olur



Çocukların karşısında toplumu ilk temsil edenler anne ve babalarıdır. Dolayısıyla toplumun beklentileri ve bu beklentilerin nasıl karşılancağını en yumuşak şekilde iletebilecek kişilerde onlardır. Çocuğun
NPİSTANBUL Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Nazende Ceren Öksüz, kardeş kıskançlığının, çocuğun iç huzurunu bozarak, yemek yememe, saldırgan olma, uyku problemleri ya da içine kapanma gibi olumsuz davranışlar meydana getirebildiğini kaydederek şunları söyledi: İnsanlarda kıskançlık duygusu doğuştan var. Ancak özellikle çocuklarda kardeş kıskançlığı duygusu, anne-babanın yanlış
Anne-babaların çocuk doktorlarına en sık sorduğu sorulardan biri, aşırı terleme problemi… Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Banu Küçükkırım, terleme ile ilgili merak edilen her şeyi Sözcü Pazar’a anlattı… Dr. Küçükkırım, şu bilgileri verdi: Çocukların bedenlerinin küçük olması nedeniyle derilerinin kapladığı alan daha az oluyor, bu da ter birikimine yol açıyor. Yüzey alanı başına düşen ter bezi sayısı fazladır. Çocuk gereğinden fazla terliyormuş gibi hissedilir. Ter hücrelerinin dağılımı yetişkinlere göre daha sıktır ve bu durum büyümeyle birlikte normalleşme eğilimine girer.