Sayfalar

İzleyiciler

21 Ekim 2011 Cuma

Kısırlık tedavisinde Polikistik Over ve Polikistik Over Sendromu

Kısırlık tedavisinde Polikistik Over ve Polikistik Over Sendromu

Polikistik over (PCO) 'li kadınlarda yumurtalıklar ultrasonografide özel bir görünüm arzetmektedir. Yumurtalıkların kenarında çepeçevre yerleşmiş çok sayıda yumurta taslağı bulunur. Bu tip kadınların bir kısmı normal adet görürler, hormonlar ve yumurtlama ile sorunları yoktur. Bazen de, bu overlere sahip kadınlarda adetler çok azdır, ör: senede 2-4 adet görürler, buna bağlı olarak yumurtlama ya çok seyrek olur ya da hiç olmaz. Bu duruma hafif veya şiddetli tüylenme, kilo alımı veya şişmanlık eşlik edebilir. Eğer adet azlığı şişmanlık ve tüylenme ile birlikte ise bu tip kadınlarda Polikistik Over Sendromu (PCOS) denilen özel bir durumdan bahsedilir, ayrıca diabet ve hipertansiyon riski de artmıştır.

PCOS veya PCO olsun bu tip kadınlarda yumurta geliştirmek için verilen ilaçlarla bazı zorluklar ortaya çıkabilir. Şöyle ki: Verilen düşük doz ilaçlara rağmen yumurta gelişmesi olmaz, ilaç dozunu biraz artırınca çok aşırı sayıda yumurta taslağı gelişmeye başlar. Burada dengeyi bulmak bazen çok zahmetli olabilir. Özellikle aşılama için yapılan tedavilerde en fazla 1-3 arası istenen yumurta sayısı aşıldığı için tedavi iptal edilir. Çünkü bu tip hastalarda yan etkiler bölümünde bahsedilen OHSS ve çoğul gebelik riski artmıştır.

PCO'lu hastalarda 2-3 denemeden sonra uygun dozun bulunup istenen sayıda yumurta geliştirilmesi mümkün olabilir.

PCO ve PCOS bulunan hastalarda tüp bebek başarı ihtimali oldukça yüksektir. Buna karşılık Over hiperstimulasyon sendromu (OHSS) riski artar, bu durum çok dikkatli bir takiple ve bazı kurallara uyarak önlenebilir.
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik

Bebeklerde Vitamin, Bebek İçin Vitamin Önemi

Bebeklerde Vitamin, Bebek İçin Vitamin Önemi

Vitaminler vücudun az miktarda gereksinimi olan, ama onsuz yapamadığı çok değerli maddelerden biridir. Vitaminin önemi her geçen gün artmaktadır ve bilim adamları yeniden yeni vitaminler bulmaktadırlar.

Vitaminlerin hemen hepsi dışardan alınır. Beslenmede bu noktaya dikkat

Kısırlık Nedenleri, Kısırlık Sebepleri

Kısırlık Nedenleri, Kısırlık Sebepleri

1 — Yaş: Kadınların çocuk sahibi olabilme şansının en yüksek ol*duğu dönem 20-26 yaşları arası olup, bu şans 30 yaşından sonra hızla azalmaktadır.
Tam sağlıklıbirkadının18-20 yaş arası gebe kalma oranı yüzde 94, 20-24 yaş arası yüzde 91, 25-29 yaşı arası yüzde 86, 30-34 yaşı arası yüzde 77, 35-39 yaşı arası yüzde 60, 40-45 yaş arası yüzde 30'dur.
Yaşla bu ilişkinin sebepleri arasında en önemli etken,kadının sağ*lıklı yumurta yapma kabiliyetidir ki, o da kadın yaşlandıkça güçleşir ve seyrekleşir.
2— Evlilik süresi: Kitabın başında da belirttiğimiz gibi evliliğin ilk yılı içinde gebe kalma şansı yüzde 75 kadarken, bu oran bir yıl da*ha beklemekle, yani 2 yıl sonunda ancak yüzde 10 bir artış göstererek yüzde 85'e çıkmaktadır.
3— Eşlerin çocuk sahibi olma isteği:Evli bir çiftte,eğer eşler*den biri isteksiz ise, o çiftin çocuk sahibi olma şansı azalmaktadır.
4— Evlenme yaşı: 16-20 yaşlar arasında evlenmiş kadınlarda an*cak yüzde 4.5 oranında bir kısırlık
görülmektedir. Buna karşılık 35-40 yaşları arasında evlenmiş olanlarda ise bu oran yüzde 31.3'e yüksel*mektedir. 40 yaşından, sonra evlenmiş olan kadınlarda ise bu oran yüzde 70 dolaylarındadır.
5— Cinsel birleşme sıklığı: Çocuk sahibi olabilmek için en uy*gun cinsel temas haftada 2-4 kezdir. Haftada 2-4 kezden fazla veya az sayıdaki temaslar çocuk sahibi olabilme şansını azaltmaktadır. Bunun yanında, cinsel temas günlerinin, kadının yumurtlama günlerine rast*layan günlerde yapılması da gebelik şansını arttırmaktadır.
6— Cinsel birleşme tekniği: Gebe kalabilmek için en uygun tek*nik, klasik olarak bilinen kadının altta, erkeğin üstte olduğu "yüz-yüze" olan tekniktir. Ayrıca temas sonrası bir süre kadının sırt üstü yatması da gebelik şansını artırmaktadır.
7— Cinsel birleşmenin ağrılı oluşu: Tıpta "disparoni" adı ve*rilen ağrılı cinsel temas bazı hastalıklardan kaynaklanabilir ve bu ne-' denle isteksizlik ve korkuya yol açarak cinsel birleşmeyi engelleyerek, gebelik şansını azaltır.
8— Aşırı şişmanlık: Bu durum genellikle hem bir hormonal bo*zukluğun sonucu olabileceği gibi, hem de sağlıklı birleşmeye engel olarak gebe kalma şansını azaltabilir.
9— Beslenme bozuklukları: Yetersiz ve dengesiz beslenme so*nucu görülen vitamin eksiklikleri de kesin olmamakla birlikte kısırlık nedenleri arasında kabul edilmektedir.
10— Zehirlenmeler: Özellikle keyif verici maddelerin yol açtığı ortaya çıkan kronik zehirlenmeler de gebe kalmayı engellemektedir. Bu keyif verici maddelere, aşırı sigara ve alkol alışkanlıkları da dahil*dir.
11— Gerilim (ruhsal baskı, stres): Gerilim, başta yumurtlamayı olmak üzere tüm kadın üreme organlarını olumsuz yönde etkileyerek, gebelik şansını azaltır.
12— Bilgisizlik: Ülkemizde cinsel eğitim eksikliği kısırlık etken*leri arasında önemli bir yer almaktadır. Bilgisizce yapılan cinsel temas*lar, çocuk olması için kullanılan kocakarı ilaçları, çocuk düşürme teşebbüsleri, sonunda ciddi bir şekilde kısırlık nedeni olabilmektedir.


Buraya kadar (Kısırlık Belirtileri) kısırlık hakkında genel bir bilgi verdik. Bundan son*ra da erkek ve kadını ayrı ayrı ele alarak önce erkekteki sonra da ka*dındaki kısırlığa rol açan faktörleri, teşhisini ve tedavilerini birer birer ele alacağız.

Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik

Erkekte Kısırlık, Erkeklerde Kısırlık Nedenleri

Erkekte Kısırlık, Erkeklerde Kısırlık Nedenleri

Aslında kesinlikle erkek kısırlık konusunda kadın doğum uzman*larının söz söylemeye hakkı yoktur. Konu kadın doğum uzmanlarına müracaat edildiğinde ve erkekte bir kusur tespit edildiğinde erkek üre*me organları uzmanına yollanmalıdır. Ancak, biz burada çok kısa da olsa erkekte olabilecek kısırlık nedenlerini size bir fikir verebilme açı*sından sıralamak istiyoruz.

Erkekte tıpkı kadında olduğu gibi erkek tohum hücresi onun yu*murtalıklarında yapılır. Yalnız bu yapılma işinde idare "hipotalamus" dediğimiz beynin altında bulunan bir bölgededir. Bu bölgenin üretti*ği hormonlar ile emirler, gene kafatası içinde bulunan "baş gudde", "baş iç ifraz bezi" diyeceğimiz "hipofiz" bezine gelir. Onda üretilen hormonlarda erkek yumurtalıklarına (testisler) giderek orada erkek to*hum hücreleri üretimi ve erkeği erkek yapan erkeklik hormonlarının (androjen hormonları) yapımı mümkün olur. Olayın ikinci kademesin-deüretilmiş kâfi miktarda normal şekilli ve normal hareketli erkek to*hum hücrelerinin (spermlerin) birtakım borucukluklarla erkek penisi*ne aktarılmasıdır. Eğer bu borucuklarda bir tıkanma veya hastalık varsa olayın ikinci bölümünde yetersizlik var demektir. Unutulmaması la*zım gelen bir konu da da son zamanlarda tespit edildiği gibi normal olarak testislerde hazırlanmış olan erkek tohum hücrelerine (sperm) kadındaki yumurtayı dölleme kabiliyeti verilmedikçe (kapasitasyon) spermler yumurtayı dölleyememektedir. İşte bu ikinci bölümdeki tüp*lerdeki bazı bezler bu spermlere akışkanlık, direnç, dölleme kabiliyeti veren sıvılar, enzimler, proteinler vererek onları kadın vücudunda gö*rev yapabilmeleri, yumurtayı dölleyebilmeleri için cihazlandırmakta, güçlendirmektedir.

0 halde eğer erkekte bir kısırlık söz konusu ise iki bölümde ele alınmalıdır.

1 — Erkek tohum hücrelerinin oluşmasına kadar olan basamaklardaki yetersizlikler,


2— Meydana gelmiş tohum hücrelerinin taşınması ve cihazlanmasında oluşan yetersizlik veya engelleme.

O halde sebepleri daha ayrıntılı sıralayalım:

I— a) Hipotalamus işlev bozuklukları,

b) Hipofiz bezi işlev bozuklukları.
Bunun içine bu bezin hormonları FSH (Folikül sitimüle edici hor*mon), LH (Luteinize edici hormon) gibi hormonların yetersiz yapma*sı yanında, PRL (prolaktin, "Süt hormonu) gibi hormonu fazla yapma*sı gibi olaylar girebilir. Bu arada hipof izin tiroid, böbreküstü bezi, pank*reas v.b. gibi bezleri de iyi çalıştıramaması üreme olayının sistemini bozabilir.

c) Yumurtalıklarda doğuştan veya sonradan (iltihap tümör v.b.) gibi nedenlerle olan işlev bozukluğu burada hem erkek hücre üretme bo*zukluğu (sayıca, şekilce, hareketçe yetersizlik) söz konusu olduğu gi*bi doğrudan doğruya erkeklik hormon yapımı yetersizliği de söz ko*nusudur.
Erkek testislerinde sperm yapma gücünün hiç olmaması veya ye*tersiz olması doğuştan olduğu gibi sonradan çevre faktörleri veya ikin*cil hastalıklara bağlı olabilir.

Çevre faktörlerine örnek, yüksek yerlerde oturan (yüksek dağ) er*keklerin çocukları veya ısı değişikliğine uğrayan (sıcak) erkeklerde spermler testis içinde gelişememekte bu kademede gelişme işlemi durmaktadır.

Fizik çevre etkileri arasında röntgen ışınları da yer almaktadır. Ba*zı zatürree, sarılık, grip v.b. enfeksiyon hastalıklarının geçici olarak sprem yapımını durdurduğu da bilinmektedir. Bazı fiziksel etkiler ve kimyasal maddelere maruz kalan işçilerde de sperm gelişmesinin dur*duğu bilinmektedir. Çelik işçileri, fırıncılar, maden eriticileri v.b. gibi.

Testisleri harap eden hastalıklar arasında özellikle ülkemizde en başta kabakulak ve tüberküloz gelmektedir. Ayrıca belsoğukluğu ge*çirmiş olmak bu konuda önemli bir faktörü oluşturmaktadır. Çiçek has*talığı, lepra ve adi mikroplar ile mantarların iltihaplarının testisi çalış*maz hde getirdiği bilinmektedir. Şeker hastalığı vetiroid hastalıkları da erkek kısırlığında önemli etkenler arasında sayılabilir.

II— Testislerden çıkan olgunlaşmış spermlerin görevlerini yapa-' bilmesine mani olan hastaların başında mikrobik hastalıklar önemli bir yer tutar. Epididimis dediğimiz bölgenin iltihapları, prostat iltihap*ları bunlar arasında sayılır. "Varikosel" testis bölgesi mavi kan damar*ları genişlemelerinin kısırlık sebebi olduğu da bilinen başka gerçeklerdendir.

Ayrıca vücudu ileri derecede bitkin düşüren genel iltihabı hasta*lıklar, kansızlık ve bağışıklık sebebi ile olan sperm hastalıklarında da kısırlık söz konusu olabilir.

Kısırlık şüphe edilen bir ailede işte bu nedenle erkek muhakkak ürolog tarafından muayene edilmeli ve onun tarafından yapılan (sper-mogram) sperm muayenesi değerlendirilmelidir. Bugünkü bilgilerimi*ze göre ortalama 2-3 santimetre küplük sperm sıvısı içinde 1 santimet-reküp en alt hudut 40-45 milyonsperm ihtiva etmeli ve bunların yüzde 80-90'ı normal şekil ve hareketli olmalıdır

Kuşkusuz bu rakamların daha altındaki sperm sayılı erkekler de ço*cuk sahibi olabilir. Yani, 1 santimetreküp 10 milyon spermi olan erke*ğin de çocuğu olur ama bir tesadüftür ve beklenilmesi lazım gelen bir olaydır. Kitabın başında da anlatıldığı gibi normal tariflerin dışında kalır. Şimdiye kadar anlattıklarımızdan ve de daha sonra ayrıntılı anlata*cağımız gibi dölleme için erkeğin cinsel temasta bulunma gücü ço*cuk sahibi olmada önemli bir rol alacaktır. Ancak, cinsel temasta bu*lunma gücü, çok normal olmasına rağmen bir erkeğin yetersiz sayı ve fonksiyonda spermi yoksa (oligospermi) o erkeğin çocuğu çok zayıf ihtimalle olur. Eğer hiç spermi yoksa (azospermi, aspermi) o erkek ke*sin kısırdır ve hiç çocuk sahibi olma ihtimali yoktur.

Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik

Kadınlarda Kısırlık, Kadında Kısırlık Nedenleri Belirtileri

Kadınlarda Kısırlık, Kadında Kısırlık Nedenleri Belirtileri

Kadında kısırlığa yol açan faktörler önce ikiye ayrılabilir. Kadında Kısırlığın nedenleri;

1 — Üreme organları dışındaki faktörler: Bunlar, tüm vücudu ilgilendiren tüberküloz, aşırı derecede kansızlık veya ağır bir ateşli has*talık olabileceği gibi şeker hastalığı, tiroid bezi hastalıkları (guatr, hi-pertiroidi) ve böbreküstü bezi hastalıkları (cushing) gibi hormonal has*talıklar olabilir.
Üreme organlarının dışında olan bu gibi faktörler, kadınların yak-jlaşık yüzde 15-25'inde kısırlığa yol açmaktadır.
2— Üreme organlarına ilişkin kısırlık nedenleri: Çocuğu ol*mayan 100 kadından yaklaşık 77'sinde neden, üreme organlarındaki bir bozukluktur. Bundan sonraki bölümde, kadın üreme organlarını dış*tan içe doğru sırayla inceleyerek kısırlığa yol açan faktörleri birer bi*rer açıklayacağız.
Vulvaya ait kısırlık nedenleri


Vulva, kadınların dış üreme organıdır. Vulvadakl bir bozukluk kı*sırlık nedeni olmadan önce âdet görememe, cinsel birleşme yapama*ma gibi daha ciddi sorunlarla karşınıza çıkar. Başka bir ifade ile böyle bir hasta, kısırlıktan önce yukardaki şikâyetlerle ortaya çıkan, kısırlık ikinci planda kalır.

Vaginaya ait kısırlık nedenleri

Vagina, halk arasında döl yolu veya hazne olarak bilinir. Cinsel bir*leşme sırasında erkek, spermlerini vaginaya bırakır ve buradan da ra*him içine ve tüplere geçiş olur. Vaginanın doğuştan bazı yapısal bo*zuklukları (hiç olmayışı, bölmeli oluşu) vulvada olduğu gibi kısırlık*tan önce âdet görememe veya cinsel temas olmaması qibi şikâyetle*re yol açar.

Bundan başka vagina iltihaplan (vaginitisler) genelde kısırlık ne*deni olmamakla birlikte, ağır ve uzun süren vagina ihtilapları tek başı*na kısırlık nedeni olabilmektedir. Böyle bir vaginitis, vagina ortamının asitli olmasına ve dolayısıyla spermler için elverişsiz bir ortama ne*den olurlar. Bunun yanında vaginitislerde cinsel birleşmenin ağrılı olu*şu da gebelik şansını azaltan bir diğer faktördür.


Bunlardan başka son yıllarda belirli bir şikâyete yol açmayan fa*kat vaginada bulunması kısırlık nedeni olarak ortaya atılan mikroplar (Klamidiler, Mikoplazmalar) da ileri sürülmüştür.
Vaginanın boyunun uzunluğu yada kısalığı kısırlık nedeni değil*dir. Bir kadının vaginası normal cinsel birleşmeye engel olmuyorsa kı*sırlığa da neden olmaz.

Rahim ağzına ait kısırlık nedenleri (Servikal faktör)

Kadınlarda kısırlık nedeni olarak rahim ağzı önemli bir yer alır. Ge*be kalamayan kadınların yaklaşık yüzde 10-50'sinde, gebe kalmayı en*gelleyen faktör rahim ağzına ait nedenlerdir. Bu nedenleri aşağıda sı*rayla görelim:

1— Servikal mukus: Rahim ağzında bulunan bezler sümüğe ben*zer, akışkan ve yapışkan özellikte "servikal mukus" isimli bir salgı ya*parlar. Bu mukus cinsel temas sırasında vaginaya bırakılan spermle*rin rahim içine geçişleri için katkıda bulunur. Servikal mukusun göre*vini tam olarak yapabilmesi için normal özelliklerde olması gerekir.
Kadınların ortalama 28 günlük âdet periyodları boyunca hormonal faktörlerin etkisinde kalarak servikal mukus da birtakım değişikliklere uğrar. Yumurtlama döneminde bu mukusun miktarı artar, yoğunluğu azalarak sulanır, daha akışkan bir hale dönüşür. Bu değişiklik sperm*lerin rahim içine geçişi için en uygun ortamdır. Âdet periyodunun di*ğer dönemlerinde ise bu özellik görülmez. Normalde servikal mukus spermler için elverişli olan alkali özelliktedir. Fakat iltihaplar bu özel*liği asit yöne kaydırarak spermler için uygun olan bu özelliği bozarlar.
2— Rahim ağzının doğumsal bozuklukları: Rahim ağzı hiç olmayabilir, normalden dar olabilir, içinde bir bölme olabilir ya da çift rahim ağzı olabilir.
3— Rahim ağzı yapışıklıkları: Doğum.düşük, kürtaj ya da rahim ağzına uygulanan bir müdahale sonucu rahimağzı kanalı birbirine yapışabilir ve daralabilir. Böylelikle spermlerin geçişi güçleşir.
4— Rahim ağzını kapatan tümörler: Rahim ağzından kaynak*lanan ya da buraya yerleşen tümörler spermlerin geçişini engelleye*rek kısırlığa yol açarlar.
5— Rahim ağzının yetersiz olması (Servikal yetmezlik): Ra*him ağzının bir diğer önemli görevi de, gebelik boyunca rahim ağzını kapalı tutmaktır. Bazı kadınlarda gebelik belirli bir aya ulaştığında, ra*him ağzı bu görevini yapamaz ve gevşeyerek açılır, bunun sonunda da düşükler olur. Böyle kadınlar arka arkaya düşükler yaparak, sonuçta çocuk sahibi olamazlar.
6— Rahim ağzının iltihapları (Servisitler): Rahim ağzı iltihap*ları, servikal mukus yapımını bozarlar ve ayrıca bu mukustaki iltihap spermlerin yaşamını olumsuz yönde etkilerler. Böylelikle kısırlık ne*deni olabilirler.

Rahime ait kısırlık nedenleri

Bilindiği gibi kadın yumurta hücresinin, erkek döl hücresi (sperm) ile döllenmesini takiben yaklaşık 280 günlük gebelik süresi rahim için*de devam etmektedir. Bu nedenle rahim normal yapı ve özellikte olmalıdır.

Rahimin doğumsal gelişim bozuklukları, örneğin, boynuzlu rahim, bölmeli rahim birer kısırlık nedeni olabilir. Ancak, böyle kadınlarda dü*şüklere ve erken doğumlara daha sık rastlanmaktadır.

Halk arasında"rahimin arkaya dönük oluşu" veya "rahimin ters oluşu" önemli bir kısırlık nedeni olarak kabul edilmektedir. Fakat ra-himi arkaya dönük olan her kadın kısır değildir. Ancak yapılan tüm araş*tırmalara rağmen, kısırlık için bir neden bulunamazsa, ancak bu tak*dirde, rahimin ters oluşu kısırlıktan sorumlu tutulabilir. Halbuki rahi-mi ters olan pek çok kadın kısırlıktan yakınmadıkları gibi,tam tersine gebelikten korunma yöntemleri uygulayarak, fazla sayıda çocuk do*ğurmaktan kaçınırlar.

Rahime ait tümörlerde gebelik şansını azaltırlar. Kadınlarda sık*lıkla görülen "myomlar" bazen kısırlık nedeni olabilmektedir. Bir ka*dında myom oluşu, onun gebe kalma şansını yaklaşık yüzde 30 ora*nında azaltmaktadır.


Buraya kadar rahimin anatomik yapısı ile ilgili kısırlık faktörlerini inceledik. Bundan başka rahimin iç tabakasını oluşturan ve rahim iç örtüsü (endometrium) adını alan gebeliğin yerleştiği ve devam ettiği önemli bir tabaka vardır. Bir gebeliğin oluşumu ve devamlılığında da bu tabakanın sağlıklı oluşu gereklidir. Bu rahim iç örtüsü bir kadının âdet siklusu boyunca (ortalama 28 gün) hormonların etkisinde kala*rak değişikliklere uğrar, başka bir deyişle her ay gebelik için hazırlık yapar. Bu hazırlık, gebelik oluştuğunda sürekliliğini korur ve gebeli*ğin sonuna kadar devam eder. Eğer gebelik oluşmazsa, gebelik için hazırlanmış bu tabaka, her ay âdet kanaması şeklinde dışarı atılır. Bu nedenle, rahim iç örtüsünün, dengeli bir şekilde gelişimini bozan de*ğişik faktörler kısırlığa yol açarlar. Bu faktörleri aşağıda sırayla kısa*ca inceleyebiliriz.

Rahim boşluğunu çevreleyen rahim iç tabakasının (endometrium) iltihapları (endometritis) da, spermlerin yaşama şansını azalttığı ve döl*lenmiş ovumün yerleşmesini zorlaştırdığı için kısırlık nedeni olabilir.; Bazen de bu tabakayı ilgilendiren "Asherman sendromu" isimli bir has*talık kısırlık nedenidir.


Kadın kısırlığı Bu hastalıkta, rahim iç duvarları ya tamamen ya da kısmen birbiri*ne yapışmıştır (sinesi) ve rahim boşluğu ortadan kalkmıştır. Böyle bir durumda kadın genellikle âdet görememekten de şikâyetçi olmaktadır.

Fallup borularına (tüplere) ait kısırlık nedenleri

Fallup boruları, yani tüpler, kadın yumurta hücresi ile spermlerin birleştiği yani döllenmenin (aşılanma) olduğu ve bundan sonra da döl*lenmiş yumurta hücresinin yerleşip, gebeliğin devam edeceği rahim içine doğru ulaşmasını sağlayan önemli boru veya kanal biçiminde bir yapıdır. Fakat tüpler, sadece düz bir boru ve kanal gibi geçiş yolu de*ğildir, bunun yapan da fonksiyonu da olan bir yapıdır.


Yumurtalıktan atılan yumurta hücresinin yakalanmasında aktif bir rolü vardır, salgıladığı sıvı ile de yumurta hücresinin beslenmesini sağ*lar. Bu nedenlerle eskiden sanıldığı gibi, sadece tüplerin açık oluşu, gebelik oluşumu için yetmemektedir. Bunun yanında yukardaki gibi fonksiyonların da aksaması, kısırlık nedeni olabilmektedir. Son araş*tırmalar, fallup borularının açık olmasına karşılık, fonksiyon bozuklu*ğunun kısırlık nedeni olabileceğini göstermiştir. Böyle fonksiyon bo*zukluğunun kısırlık nedeni olabilme olasılığı yaklaşık yüzde 20-40 ka*dardır.Fallup borularının kapanmasında en önemli faktör, geçirilmiş ilti*haplı hastalıklar (tüberküloz, belsoğukluğu gibi) ve daha sonra bah*sedeceğimiz "endometriosis" isimli hastalıktır. İltihaplı hastalıklar ara*sında doğumlar, düşükler veya kürtajlar sonrasında oluşan iltihaplı has*talıkların da önemli bir yeri vardır. Özellikle sağlık koşullarına uyma*yan yerlerde ve dikkatsizce yapılan bu tür müdahaleler, iltihaplanma riskini artırmaktadır.
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik

Yumurtalıklara (yumurtlama) ilişkin kısırlık faktörleri

Yumurtalıklara (yumurtlama) ilişkin kısırlık faktörleri

Yumurtlama Bozukluğu
kadı*nın çocuğunun olabilmesi için muhakkak yumurta üretmesi lazımdır. Bunun için insan vücudunda üç merkezin normal çalışması şarttır. Ayrıca vücutta çevre etkileri diyeceğimiz ikinci etkenlerin de yu*murtlama olayını bozmaması lazımdır. Bu üç merkezi şöyle ele alabi*liriz:

a) Hipotalamus: Beyinin alt kısmında 1.5x2 santimlik bir bölge.
b) Hipofiz bezi: Beynin altında özel bir kemik mahfaza içinde bu*lunan insan vücudundaki iç salgı bezlerine tıpkı orkestra şefi gibi hük*meden bez.
c) Yumurtalıklar (överler): Kadın rahiminin iki yanında bulunan or*talama, 2.5 x 3 santimetre boyutlarında 1 santimetre kalınlığında ba*dem şeklinde hem hormon yapan hem de yumurtayı imal eden organ*lar.


Gelin şimdi bunların nasıl aralarında bir düzen kurarak yumurtayı oluşturduklarını görelim:

Kadında Yumurtlama, Kadınlarda Yumurtlama

Bir kız çocuğunda beyin gelişmesi tamamlandıktan, başka bir de*yişle hipotalamus bölgesi tam oluştuktan sonra artık vücudun hormon ve yumurta yapan organlarına emir verebilecek hale gelir. Biz buna bu*lûğa erme (ergenlik) diyoruz. Zira kız çocuğu, bu andan itibaren hor*mon yapmaya ve âdet görmeye başlar ve ikincil seks organları dediği*miz organlarında gelişmeler başlar.

Hipotalamus beyin bölgesi, bu emirleri daha önce belirttiğimiz "hipofiz" bezine verir. Emir aracı olarak kullandığı norohormon dedi*ğimiz bir maddedir ve hipotalamus bölgesi hücreleri tarafından üreti*lir. Bu maddeler son 30 yıl içinde anlaşılmaya başlanmıştır. Şimdiye kadar tanıdığımız hipofiz hormonlarını etkileyici, onları salgılayıcı mad*de "gohodotropin riziling faktör" adını alır.

Son 15 yılda hipotalamusta süt hormonu salgılayıcı ve durdurucu maddeler olmak üzere iki ayrı norohormon da tespit edilmiştir (Pro-laktin riziling faktör, Prolaktîn inhibe edici faktör).

Bu maddeler hepsi hipofize etki ederek ordan yumurtalıktaki yu*murta yapımını ve döllendikten sonra da gebeliğin devamını sağlaya*cak hormonları çıkartmayı sağlarlar.

Hipofizdeki bu maddeler bugünkü bilgilerimize göre üç tanedir. Bir tanesi yumurtalıkta bir benzetmeyle buzdolabında duran ve kadının doğuşunda hazır olan yüzbinlerce yumurtadan birisini yuvasında oluş*turacak FSH (folikül stümüle edici hormon) ikincisi de yumurta oluş*tuktan sonra onun yuvasından atılıp döllenmeye yollanmasını temin eden ve ayrıca gebelik oluşmuşsa gebeliğin sağlıklı devamını sağla*yan LH (lutein hormon)'dur.

Süt hormonu dediğimiz prolaktin (PRL) de yumurtlama olayı için belli bir oranda muhakkak bulunmalıdır. Aksi takdirde yumurtlama olayı meydana gelmez, gelse de sağlıklı olmaz.

İşte hipotalamustan emir gelince hipofiz, yukarıda saydığımız FSH, LH, PRL hormonlarını üreterek yumurtaya haber yollar. Kan yolu ile bu hormonlar yumurtalığa başta da belirttiğimiz gibi emir getirirler. Bu emir, doğuştan mevcut yüzbinlerce yumurtadan bir tanesinin o âdet döneminde hazır olması emridir

Yumurta, 14-15 gün içinde döllenebilecek hale gelir ve yuvasında hazır olur. O esnada yumurtalık da yüksek seviyede kadınlık hormonu dediğimiz östrojen hormonu üretir.

Bu devreler tam âdetin ortasına rastlar (iki adet kanaması arasına) yuvasında hazır olan yumurta döllenmek üzere tüplere geçer, buna yu*murtlama denir (ovulasyon).
Bundan sonra yumurtanın atılmış olduğu geri kalan yuvası (korpus luteum) gebelik hormonu dediğimiz progesteronu üretmeye başlar. Bu hormon eğer döllenme olmuş ise, gebeliğin devamı için şarttır.


Âdet döneminin son 15 günü içinde o nedenle bu hormon kadının kanında yüksek seviyede mevcuttur. Eğer döllenme olmamışsa 15 gün sonunda bu hormonun yapımına ihtiyaç yoktur. Korpus luteum saf dı*şı olur. Yumurtalıklar yukarıdan gelen emirle artık yeni âdetin yeni yu*murtasını hazırlamaya başlarlar.

İşte bir âdet boyunca kadınlık hormonunun östrojen, kadının ka*nında seviyesinin yükselmesi âdetin ikinci yarısında da gebelik hor*monu kadının kanındaki seviyesinin yükselmesi bitmiştir. Biraz evvel belirttiğimiz gibi bu iki hormonu yoğun seviyede üreten korpus lute*um saf dışı kalmıştır. Dolayısıyla iki hormonun da (östrojen, proges-teron) seviyeleri âdetteki başlangıç seviyelerine düşmüştür.

İşte bu hormon değişiklikleri, bir âdet süresince (28 gün) kadın üre*me organlarında değişmeler yaparlar. Rahimin içindeki zarların bu hor*monların etkisi ile (hormon seviyelerinin düştüğü an) olan değişimle*ri rahim zarının yüzeyel kısmının dökülüp dışarı atılması ile sonuçla*nır (âdet kanaması).

Ancak her âdet kanaması o kadında o ay yumurtlama olduğu ala*meti için kesin değildir. Bazen kadınlarda yumurtlama olmasa da âdet meydana gelebilmektedir. Görüldüğü gibi önce kısırlık vakalarında yu*murtlama olup olmadığı tespit edilmelidir. Eğer yumurtlama yoksa, ne*deninin yukarıda belirttiğimiz hipotalamusa mı ait olduğu, hipofize mi ait olduğu, yumurtalığa mı ait olduğu yoksa bunların arasındaki ahenksizliğe mi ait olduğu veya vücutta bulunan diğer bozukluklarını bu çok hassas organizasyonları bozduğuna mı bağlıdır, araştırılmalıdır.


Kadın kısırlığında en önemli noktalardan biri yumurtlama olayıdır.; Normal yumurta yapamayan veya yaptığı yumurtayı gebelik için ge*liştirip hazırlamayan kadınların çocuklarının olmasına imkân yoktur. Kitabın diğer bölümlerinde de yer yer belirtildiği gibi yumurtlama ola*yı, beyin-hipofiz bezi ve yumurtalık arasındaki belli haberleşme ve an*laşma ile mümkün olan bir olaydır.

Beyin (hipotalamus), hipofiz, yumurtalık işlevlerini yapacak güçte değillerse veya aralarında telsiz-telgraf anlaşması gibi kurulmuş hor*mon ilişkileri yoksa o kadın yumurta yapamaz. Kadında yumurtanın meydana gelmesi için yumurtalık bezinin (över) oluşması lazımdır. Yu*murtalık bezi olmayan veya hiç gelişmemiş olan kadınlarda yumurta oluşmasına imkân yoktur.
Normal teorik bilgilere göre, bir kadın her ay bir adet yumurta ya*par, iki âdetin ortasına rastlayan günlerde (yani âdet başlangıcından 14-15 gün sonra) yumurta yapar ve bu yumurtanın döllenmeye müsait 36 saatlik bir zamanı vardır. Bu süre zarfında spermle karşı karşıya ge-lemezse hiçbir zaman gebelik söz konusu olamaz.


O halde düşünülürse bir kadın bir yıl içinde ortalama 11-12 tane yumurta imal edebilmektedir. Bu bilgilerin ışığı altında gebelik olayı*nın zaman bakımından ne kadar güç teşekkül ettiği ortaya çıkar. Do*ğaldır ki, bu söylediğimiz teorik bilgilerdir. Pratikte her kadında munta*zam her ay sağlıklı yumurta imal etmeme ihtimali de olabilir.
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik

Kadınlarda Kısırlığın Araştırılması

Kadınlarda Kısırlığın Araştırılması

Kitabımızın buraya kadar olan kısımlarında kısırlık nedeni olabilen faktörler birer birer açıklandı. Görüldüğü gibi çeşitli faktörler kısırlığa yol açabilmektedir. Bu nedenle tüm bu faktörler, ayrı ayrı araştırılarak hatanın nerec!e olduğu bulunmalıdır. Burada yine tekrarlayalım. Kadın*da kısırlık araştırılması, kocasının sperm muayenesinden sonra (Sper-mogram) başlatılmalıdır. Şimdi, kısırlık nedeni ile başvuran bir kadın*da ne tür tetkikler yapıldığını sırayla görelim:

1— Jinekolojik muayene: Gayet tabiidir ki, ilk muayene bir uzman tarafından yapılacak olan jinekolojik muayene olmalıdır. Bu muayene sırasında gözle görülebilen bazı kısırlık faktörleri ortaya çı*karılabilir. Örneğin üreme organlarında doğumsal bir anomalinin olup olmadığı, üreme organlarının tam gelişmesi veya gelişmemiş olması gibi önemli faktörler ortaya konabilir. Bu muayene bulguları hekimi yönlendirerek, daha sonra yapacağı araştırmaları değerlendirmesin*de yardımcı olur.

2— Kan tetkiki: Kansızlık, kan uyuşmazlığı veya herhangi bir iltihabi hastalığın var olup olmadığı araştırılır.

3— İdrar tahlili: İnsanın anatomik yapısı gereği, idrar yolla*rına ait özellikle bazı mikroplu hastalıklar, üreme organlarını da etki*leyebilmektedir. Bu nedenle idrar yollarının sağlığı konusunda bilgi edinmek için idrar tahlili yapılması uygun olacaktır.
Yukarıda kısaca belirttiğimiz temel ve esas muayenelerden sonra kısırlığa neden olabilen faktörler teker teker araştırılır. Şimdi sırayla bunları görelim:

4— Yumurtlama olup olmadığının araştırılması

Kadında araştırılması gereken önemli faktörlerin başında kadının yu*murta yapıp yapmadığının anlaşılması gelir.


Bunun anlaşılması için birçok fiziksel-kimyasal ve biyolojik testler ileri sürülmüştür. Bu testlerden günümüzde iki tanesi en sağlıklı ka*bul edilmektedir. Birtanesi ara ara hormon ölçme yöntemidir. İkincisi ise yumurtalığın aynası kabul edilen rahim içi zarının belli zamanlar*da alınarak tetkik edilmesidir. Bunun haricinde önceden de belirttiği*miz gibi birçok başka testler de vardır.

Günümüzde kullanılan bu testleri tek tek izah etmeye çalışalım: a) Hormon ölçme testleri
Bu yöntemde kadının kanı alınarak hipofiz (FSH, LH) ve yumurta*lık hormonları (östrojen, progesteron) ölçülür, bu ölçmeler bir defa ol*maz. Bir âdet boyunca defalarca yapmak icap eder. Bu şekilde bir âdet boyunca kandaki hormon seviyesi değişiklikleri ortaya konur ve nor*mal yumurtlama olayına uygun olup olmadığı anlaşılır. Günümüzde gelişen hormon tetkikleri ölçme yöntemleri ile özellikle çok kolaylaşmış ve zengin ülkelerde çok kullanılan bir yöntem haline gelmiştir.


Ancak anlaşılacağı gibi pahalı bir yöntemdir. Verdiği sonuç ölçme*ler doğru yapılmışsa sağlıklı bir sonuçtur.

Eğer yumurtlama olmamış ise sebebi nedir? Kabahat hipotalamus-ta mı, hipofizde mi, yumurtalıkta mıdır? Aralarındaki hareketsizlikte midir, yoksa vücudun genel yetersizliği veya diğer iç salgı bezlerinin düzgün çalışmamasına mı bağlıdır.
Günümüzde hipotalamusun ürettiği hormonlar, hipofizin ürettiği hormonlar, yumurtalığın ürettiği hormonlar kanda ölçülerek bu bozuk*luğun yeri ölçülebilir. Ayrıca tiroid bezi, böbreküstü bezi gibi iç ifraz bezi ürettiği
hormonlarda çevresel faktörler kapsamı içinde ölçülebi*lir.

alıntı
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik