Sayfalar

İzleyiciler

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Güneşe aşırı maruz kalmış otomobil koltukları

Anne-babalara otomobil koltugu uyarısı

ABD'de yapılan bir araştırma, güneşe aşırı maruz kalmış otomobil koltuklarının, bebeklere zararlı olduğunu ortaya koydu.
New York-Daily News gazetesinin haberine göre, Michigan eyaleti Ann Arbor Ekoloji Merkezinde yapılan araştırmada, incelemeye tabi tutulan 150 otomobil koltuğunun yüzde 60'ında brom ve klora rastlandı.

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tüp Bebek yapacaksanız Plastik ürünlere dikkat

"Plastik ürünlere dikkat"

Uzmanlar, özellikle tüp bebek tedavisi gören kadınları platik ürünlerin kullanımı konusunda uyarıyor.
 Günlük hayatımızda kullandığımız ambalajların, kapların çoğu plastik malzemelerden oluşuyor. Ancak, yapılan araştırmalar, pek çok plastik ürünün içeriğinde bulunan “Bisfenol-A” maddesinin, üreme hormonlarını etkileyen bir özelliğe sahip olduğunu gösteriyor. Plastiklerde bulunan Bisfenol-A’nın, özellikle tüp bebek tedavisi gören kadınların kanlarında yüksek oranda bulunması ise yumurta kalitesini düşürerek, tedavi başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Memorial Antalya Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Batu Aydınuraz ve Laboratuvar Şefi Biyolog Doktor Enver Kerem Dirican, plastiklerde bulunan “Bisfenol-A”nın tüp bebek tedavisi üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

“Yumurta sayısında azalmaya yol açabilir!”
Mutfaklarımızda yaygın bir şekilde kullanılan plastik ürünlerin pek çoğunda karşımıza çıkan “Bisfenol-A”, endokrin sistemi olarak adlandırılan iç salgı sistemini bozucu özelliğe sahiptir. Bisfenol-A, üreme hormonlarının etkisini taklit etmekte ve vücudumuzun doğal hormonlarının yerine geçer. Yapılan araştırmalar, tüp bebek tedavisi gören kadınların kanlarında bu maddenin yüksek çıkması halinde döllenme yüzdelerinin ciddi oranda düştüğünü gösteriyor.
Fareler üzerinde yapılan araştırmalara göre Bisfenol-A DNA’yı etkiliyor ve etkilenen genler yavru farelere de aktarılıyor. Ayrıca fare yumurtalıklarını da etkileyerek, üretilen yumurta sayısının azalmasına yol açan Bisfenol-A, insanlar üzerinde benzer etkilere sahip. Bisfenol-A, tıpkı farelerde olduğu gibi, tüp bebek tedavisi gören kadınlarda yumurta sayısında azalmaya yol açıyor.

Isıtılan plastik kaplar yumurta kalitenizi düşürebilir
Plastik ürünlerde bulunan Bisfenol-A’nın, kadınların yumurta sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için plastik kapların bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor.
Çocuk isteyen anne adaylarının, özellikle tüp bebek tedavisi gören kadınların, alabileceği önlemler şöyle sıralanabilir;
•    Yiyecek-içecek saklamak amacıyla kullanılan kaplarda plastik malzemeler yerine cam ürünler tercih edilmeli
•    Özellikle gıda saklanan plastik kaplar ısıtılmamalı
•    Sıcak gıdalar plastik kaplara yerleştirilmemeli
•    Isıtılan plastik ürünlerdeki Bisfenol-A’nın gıdaya geçişi artığından, bu tür plastik ürünler mikrodalga fırınlarda, ısıtmak ve pişirmek amaçlarıyla kesinlikle kullanılmamalıdır.
******************************* Bebek Bakımı - Bebek Beslenmesi - Bebek Sağlığı Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum -- Çocuk Eğitimi çocuk gelisimi, Çocuk Psikolojisi

4 Ağustos 2011 Perşembe

Yeme bozukluğu hamile kalmayı geciktiriyor

İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, yeme bozukluğu olan blumiya ya da anoreksiya hastalığı geçmişi olan kadınların yüzde 39.5'inin hamile kalmaları 6 aydan daha uzun bir süre alıyor.
Yaygın kronik hastalıklardan biri olan yeme bozukluğunun hamile kalmayı geciktirdiği bildirildi. İngiltere'de yapılan bir araştırmada, yeme bozukluğu olan blumiya ya da anoreksiya hastalığı geçmişi olan kadınların yüzde 39.5'inin hamile kalmalarının 6 aydan daha uzun bir süre aldığı belirlendi.

Hamilelikteki stres bebeğin ömründen çalıyor

Hamilelik sırasındaki stres sadece anneyi değil, doğacak bebeği de olumsuz etkiliyor.
Bebek Sağlığı Hamilelik- Proceeding of the National Academy of Science dergisinde sonuçları yer alan uluslararası araştırmaya göre, hamilelik sırasında ağır stres altında kalan kadınların çocuklarının, telomerleri kısa oluyor.
Araştırma, annesi hamileyken yoğun stres yaşayanların telomerlerinin, yetişkin yaşlarda, hamileliğinde ağır stres yaşamayanların çocuklarına oranla önemli ölçüde kısa olduğunu gösterdi.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Gebelik depresyonu, çocuğu etkiliyor

Hamilelik depresyonunun, doğan çocuğun ileride şiddete eğilimli olmasına yol açabildiği ortaya çıktı.


Cardiff ve Bristol üniversiteleriyle King's College London'dan bilim adamlarının araştırmasına göre, hamilelikte depresyona giren kadınların ergenlikte şiddete meyilli çocuk doğurma ihtimali 4 kat daha fazla.
Bu bağlantının, kadın doğum yaptıktan sonra depresyona girmese bile geçerli olduğu belirtildi.
Daha önce yapılan araştırmalar, doğum sonrası depresyonun çocuğun davranışlarını etkileyebileceğini ortaya koymuştu. Ancak doğum öncesi depresyonla çocuğun davranışı arasındaki bağlantıyı ortaya koyan yeni araştırma, bu alanda yapılan ilk çalışmalar arasında bulunuyor.

2 Ağustos 2011 Salı

İnek sütü bebeklere tuzlu geliyor

Bilim adamları, inek sütünün 1 yaşın altındaki çocuklar için çok tuzlu olduğunu ve bu yaş grubundakileri verilmemesi gerektiğini bildirdi.
Bebek Sağlığı
Bebek Bakımı - Bebek Beslenmesi - European Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayınlanan araştırmada, inek sütünün anne sütünden dört kat daha tuzlu olduğu belirtildi.
Bristol Üniversitesi'nden Dr. Pauline Emmett ile Vicky Cribb'in 1991 veya 1992 yıllarında yaklaşık 1200 yeni doğmuş ve 8 aylık bebekler üzerinde yaptıkları incelemede, her 10 bebekten 7'sinin beslenmesinde çok fazla tuza rastladı.

Hamilelikte elektrikli cihaz kullanımına dikkat

Elektrikli cihazların yaydığı elektromanyetik dalgaya, hamilelikte uzun süre ve yoğun olarak maruz kalan annelerin çocuklarında astım riskinin arttığı tespit edildi.
Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bir çocuğun astım hastası olma ihtimali, annesinin hamileyken maruz kaldığı, elektrik hattı, mikrodalga ve diğer elektrikli cihazların oluşturduğu çok düşük frekanslı elektromanyetik alan olan elektrosmoğun miktarıyla doğru orantılı.
Amerikalı bilim adamları, 801 hamile kadını ve doğan çocuklarını yaklaşık 14 yıl boyunca takip etti. Hamilelere, taşınabilir bir ölçüm cihazı veren bilim adamları, bu sayede, her kadının hangi ölçüde elektrosmoğa maruz kaldığını belirledi. Doğan çocukların sağlık durumları da 13 yıl süresince izlendi.