Sayfalar

İzleyiciler

kısırlık tedavisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısırlık tedavisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2011 Cuma

Kısırlık Tedavi Yöntemleri, Bayanlarda Kısırlık Tedavisi Prolaktin Tedavisi

Kısırlık Tedavi Yöntemleri, Bayanlarda Kısırlık Tedavisi

Prolaktin Tedavisi

Prolaktin Hormonu Tedavisi, Son yıllarda üstünde en çok durulan hormon prolaktin hormonu*dur. Bu hormon, kanda belirli bir seviyede (2-20 ngr) bulunursa yumurt*lama olayı normal olarak cereyan edebilir.
Eğer bu seviyenin üstünde veya altında ise yumurtlama olmamak*ta ve hatta kadın, âdetten bile kesilebilmektedir.


Prolaktin (PRL) hormonunun yükselmesine sebep olan birçok olay ortaya çıkmıştır. Bunların içine ruhi bunalımlar, ilaç alışkanlıkları, do*ğuştan nedenler veya hipofiz bezinin mikroskobik veya makroskobik tümörleri, beyin hastalık ve tümörleri beyin zedelenmeleri ve iltihap*ları v.b. girmektedir.

Endometrium biopsisi yöntemi nedir, Endometrium Tedavisi

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu yöntemde âdete birkaç gün kala veya âdetin çok başlangıcında rahim içinden çok küçük ince bir boru ile rahim zarı alınır. Bunu özel boyalarla boyayarak yapılan mikrosko*bik tetkiki bize o kadının yumurtlayıp yumurtlamadığı, eğer yumurtla-' di ise, o yumurtanın döllenebilmesi için kâfi hormonal desteğe sahip olup olmadığı hakkında bir fikir verebilir.


Bu yöntem birinci yönteme göre çok daha ucuz yöntemdir. Bir iş*lemle yumurtlama hakkında fikir alınabilir. Ülkemizde yaygın olarak kul*lanılan bir yöntemdir. Eğer ehil ellerde yapılırsa yanılma payı yok gi*bidir.

Sitolojik olarak yumurtlamayı anlamak


Kadının haznesinin içini örten özel doku (mukoza) her âdet boyu tıpkı rahim içi zarı gibi hormonlara bağlı olarak değişiklik gösterir. İş*te bu dokuya ait dökülen hücreleri bir cama yayarak ve özel boyalarla boyayarak mikroskop altında değerlendirmeye sitolojik (hücresel) tet*kik diyoruz.

Anlaşılacağı gibi bir âdet esnasında defalarca ve arka arkaya alı*nan hazne akıntısında sitolojik olarak bu değerlendirme yapılır. Mey*dana çıkacak hormon değeri de bize kadının o ay içinde yumurtlayıp yumurtlamadığı hakkında fikir verebilir. Ancak bu yöntem kesin bilgi verici bir yöntem değildir. Birçok defektleri vardır. Ayrıca yumurtlama olayını vermiş olsa da kâfi miktarda hormonal desteğin olup olmadığı hakkında derecesel olarak bize fikir vermez,

Bazal temperatür ölçme


Bu yöntem, kadının kendi kendine uygulayabileceği çok basit bir yöntemdir. Kadında yumurtlama olayı olduktan sonra meydana gelen progesteron hormonu onun beyindeki ısı merkezine etki ederek vü*cudun ısısını bir-iki diziem (derecenin 1/10'u) artırır. Yani bir başka de*yişle normal 36.8 olan bir kadının ısısı 37-37.1 dereceye kadar, hatta ve hatta 37.5 dereceye kadar yükselmektedir.

Normal bir kadında yumurtlama olayından sonra geride kalan yu*murtalık yuvası (korpus luteum) tarafından yapılan progesteron hor*monu 14-15 gün kadar kadın kanında yüksek seviyesini muhafaza eder. Dolayısıyla normal yumurtlayan bir kadının ısısı da yumurtlama ola*yından sonra da 14-15 gün kadar 3-4 diziem yüksek olacaktır.

İşte bu ısıyı bir âdet dönemi boyunca ölçme işlemine bazal tempe*ratür alma denir. Bu ölçmeler ağızdan, koltuk altından veya makattan yapılabilir. En pratiği dil altı, ağızdan yapılan ölçme yoludur. En uy*gun zaman da sabahleyin uyandıktan sonra henüz1 yatakta iken olan zamandır.

Yöntemin mantıken de anlaşılacağı gibi kesinliği söz konusu de*ğildir. Zira ölçme yanlışlıklarının dışında kadının o esnadaki basit ateşli rahatsızlıkları yanlış fikirler verebilir. Ancak yardımcı yumurtlama de*ğerlendirilmesi yaygın olarak kullanılabilir.
Kuşkusuz hastanın kendi kendine yaptığı ucuz ve pratik bir yön*temdir.

Rahim ağzı ifrazatının (servikal mukus) değerlendirilmesi, Servikal Gebelik

Servikal Nedir, Mukus Nedir? Rahim ağzında bulunan guddelerden "servikal mukus" adı ile sümüğümsü bir maddenin salgılandığından kitabın önceki bölümlerin de de bahsetmiştik. Bu salgı da yine hormonların etkisinde kalarak bazı değişikliklere uğrar. Bu fiziksel ve kimyasal değişikliklerde yu murtlama olup olmadığı hakkında bilgi veren yardımcı muayene yön*temleri olarak kullanılır.
Spinnbarkeit testi (siinme testi): Adından da anlaşılacağı gibi ser vikal mukusun uzayabilme özelliğini ölçen bir testtir. Normalde 3-4 san*timetre kadar uzar ve kopar. Fakat ovülasyon zamanında bu esneme (sünme) kabiliyeti 8-10 santime kadar çıkar. Fern test (Eğreltiotu testi): Yumurtlama olayından önce, daha ön*ce de bahsettiğimiz gibi servikal mukus, östrojen hormonunun etki-sindedir. Böyle bir salgı bir cama sürülüp kurutulursa ve mikroskop altında incelenirse eğreltiotu manzarası gösterir. Eğer yumurtlama ol*muş ise yani vücut progesteron hormonu etkisinde ise bu manzara kaybolur.


Görüldüğü gibi yukardaki basit 2 test ile servikal mukus (rahim ağzı salgısı) incelenerek yumurtlama olayı hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Ultrasonografi yöntemi

Ses ötesi ışınları veren aletleri kullanarak yapılan bir fiziki yön*temdir. Bu yöntem son yıllarda tüp bebek imal eden tıbbi merkezlerin geliştirdiği bir yöntem olarak ün salmıştır.
Bu işlem esnasında yumurtalığın ses ötesi ışınları kullanılarak iz*düşümü bir ekrana yansıtılır ve bir âdet boyunca yumurtalığın büyük*lüğü (o halde bir âdette defalarca bakılarak) ölçülerek onun üzerinde meydana gelen yumurta kabarcığı (folikül) gözlenir. Sonra da yumur*ta yuvası (korpus luteurn) gözlenerek yumurtlama olup olmadığı anla*şılmaya çalışılır.


Pratik tarafı olmayıp hastaya gidip gelme açısından külfet getiren bir olay olduğu için hastanelerde yatan hastalara yapılması daha ge*çerli bir olaydır.Yumurtlama olayının hormonal yönü açısından bize bir fikir vermez. Bütün ultrasonografi uzmanları tarafından yerine getirilebilecek bir yöntemdir.
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik

Kısırlık tedavisi gören çiftlere yeni öneri

Kısırlık tedavisi gören çiftlere yeni öneri

Kısırlık tedavisinde önemli etkenlerden olan stresle baş etme metotlarının önemine işaret eden uzmanlar, psikolog desteği, yoga ya da meditasyon önerdi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, stresin kısırlığa neden olduğuna dair çok az bulgu bulunmakla birlikte, bazı durumlarda yüksek seviyelerdeki stresin, kadınlarda hormon seviyelerinin değişmesine ve yumurta oluşumunda bozulmaya yol açabildiğini söyledi.
Yaralı, aşırı stresin ayrıca, kadınlarda fallop tüpü spazmlarına, erkeklerde ise sperm sayısının azalmasına sebep olabildiğini bildirdi.
Stresin nasıl tanımlandığının da önemli olduğunu belirten Yaralı, ''Kronik stresin, depresyona neden olabileceği göz önüne alındığında, depresyonun yumurta kalitesini olumsuz etkilemesi ve depresyondaki kadınların iki kat düşük tehlikesi taşıması, stresin, dolaylı olarak kısırlık tedavisini de olumsuz etkilediğini gösteriyor'' şeklinde konuştu.
Araştırmalara göre, kısırlık tedavisi gören hastaların stres düzeylerinin, hayati derecede önem taşıyan hastalıklarla mücadele edenlerden farklı olmadığını, hatta sıklıkla bir parça daha fazla olduğunu ifade eden Yaralı, şunları kaydetti:
''Kısırlık, bu sorunu yaşayan çiftlerin hayatında bir çok alana etki eder. Kısırlık teşhisi alan çiftler, vücutları ya da hayata dair planları üzerinde kontrol duygularını yitirdiklerini hissederler. Hayatın en önemli gayelerinden biri olan 'ebeveyn olmak' gerçekleşemediği için, çiftler ciddi bir kriz yaşayabilir. Hayatları boyunca emek sarf edip başarı elde ettikleri bir çok konu olan bu çiftler için tedavi süreci, zorlu bir süreçtir. Kısırlık tetkikleri, işlemler ve tedavi sürecindeki iğne ve ilaç kullanımı; fiziksel, duygusal ve maddi açıdan büyük bir stres kaynağıdır. Çalışan kadınlar, doktor randevularına gidip gelirken izin konusunda sıkça problem yaşayabilmekte, bu da üstlerinde daha fazla bir baskıya neden olabilmekte.''
Tedavi gören kısır çiftlerin, önce gebelik elde edebilmek için, tedavinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda da hayal kırıklığı nedeniyle her ay kronik bir stres süreci yaşadıklarını belirten Yaralı, tedavi sürecinde stresin azaltılmasına yönelik şu önerilerde bulundu:
''-Eşler aralarında açık ve etkili iletişim kurmaya özen göstermeli.
-Bir psikoloğa danışılarak yoga, meditasyon gibi stres azaltma tekniklerinden yararlanılabilir.
-Farklı sanatsal ve yaratıcı kurslara katılınabilir.
-Kafein ve vücutta uyarıcı etki yapan diğer maddeler alınmamalı.
-Fiziksel ve duygusal gerilimi azaltmak için, abartılı olmamak kaydıyla ve uzmana danışılarak spor, özellikle yavaş tempolu yürüyüşler yapılabilir.
-Eşlerin üzerinde görüş birliğine vardığı bir tedavi planı bulunmalı.
-Eşler, kısırlığın nedeni ve uygun tedavi seçenekleri hakkında tam bir bilgi edinmeli.
-Çiftler kendilerini yalnız hissetmemek için duygusal destek almalı.
-Bireysel ve çift terapisi, destekleyici paylaşım grupları, kısırlık konulu kitaplar, duyguları daha iyi tanımaya yardımcı olur ve tedavinin getirdiği sıkıntılarla daha etkili biçimde başa çıkılmasını sağlar.''

Psikoloğa ne zaman başvurulmalı?

Prof. Dr. Yaralı, süreklilik gösteren üzüntü, suçluluk, ya da değersizlik hissi, sosyal olarak içe kapanma, gündelik aktivitelere ve başkalarıyla ilişki kurmaya karşı ilgisizlik, bitmeyen iç sıkıntısı, kendini bir yere ait hissedememe, artış gösteren duygusal dalgalanmalar, kısırlık ile ilgili konularla fazlaca meşgul olmak, eşle olan ilişkinin bozulması, konsantrasyon güçlüğü ve unutkanlık, alkol ya da sigara tüketiminde artış, iştah ve kiloda değişim, uyku düzeninin bozulması halinde bir uzmandan yardım alınmasında yarar bulunduğunu söyledi.
Kısırlık sürecinde stres belirtilerinin ortaya çıkmasının normal olduğunu, bunun birçok kişinin karşılaştığı bir sorun olduğunu vurgulayan Yaralı, ''Önemli olan, stresi yok saymayıp uygun başa çıkma stratejileri geliştirmek ve bu konudaki becerileri bir uzman yardımıyla kazanabilmektir'' dedi.
Yaralı, böylelikle, hem bu dönemin daha rahat geçirilmiş olacağını ve tedaviye katkı sağlanacağını, hem de kısırlık süreci sona erdiğinde hayat boyu kullanılabilecek yeni ve yararlı beceriler elde edilebileceğini belirtti.

''Hastalar öncelikle hekimlerine güvenmeli"

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Turan Çetin de, kısırlık tedavisinde çiftlerin hekimlerine güven duymalarının büyük önem taşıdığını söyledi.
Uzun yıllar çocuk sahibi olamayan çiftlerin bunu büyük sorunu haline getirmeleri halinde duygusal çöküşler yaşayabildiklerini, bunun tedavi sürecini de olumsuz etkilediğini anlatan Çetin, şunları kaydetti:
''Uzun yıllar kısırlık tedavisi görüp çocuk sahibi olamamış, ancak bu durumu kabullenip olayı kendi haline bıraktıktan sonra hamile kalan hastalarla karşılaşabiliyoruz. Sanıyorum bu duruma, hastanın bebek sahibi olmayı takıntı haline getirmesi ve sadece buna odaklanması yol açıyor. Bu nedenle üreme merkezlerinde çiftlere destek verecek bir psikolog görevlendirilmesinde büyük fayda var.''
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik